Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 2026 yılının ilk dokuz ayını kapsayan finansal performansını açıkladı. Bankanın konsolide verilerine göre, yılın geride kalan üç çeyreğinde elde edilen net kâr 98,2 milyar TL olarak kayıtlara geçti. 5,6 trilyon TL seviyesindeki aktif büyüklüğüyle sektördeki güçlü konumunu koruyan banka, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla toplamda 4,2 trilyon TL tutarında bir kaynak aktarımı gerçekleştirdi. Bu rakamlar, bankanın hem bilanço büyüklüğünü hem de reel sektöre olan desteğini istikrarlı bir şekilde sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Stratejik Büyüme ve Mevduat Gücü
Bankanın fonlama yapısı incelendiğinde, müşteri mevduatlarının temel belirleyici olduğu görülüyor. Fonlama kaynakları içerisinde yüzde 65,1 gibi yüksek bir ağırlığa sahip olan müşteri mevduatları, yılın ilk dokuz ayında yüzde 15,5 oranında bir büyüme kaydederek 3,6 trilyon TL seviyesine ulaştı. Güçlü sermaye yapısını korumaya devam eden Garanti BBVA, yüzde 16,1 sermaye yeterlilik oranıyla dikkat çekerken, özkaynak kârlılığını yüzde 27,5, aktif kârlılığını ise yüzde 2,6 seviyesinde tutmayı başardı. Banka yönetimi, fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneterek piyasa koşullarına uyum sağlama stratejisini başarıyla uyguladı.
Genel Müdür Akten’den Piyasa Değerlendirmesi
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, yılın üçüncü çeyreğinde dezenflasyon hedefi doğrultusunda uygulanan sıkı para politikalarının ve makro ihtiyati düzenlemelerin bankacılık sektörünün faaliyet ortamını şekillendirdiğini belirtti. Akten, çeyreğin ikinci yarısından itibaren fonlama maliyetlerinde gözlenen gerilemenin sektörün kârlılık görünümünü olumlu yönde etkilediğini vurguladı. Küresel ekonomik gelişmelerin etkilerinin sürdüğü bu dönemde, etkin bilanço yönetimi ve doğru fiyatlama stratejilerinin öneminin bir kez daha anlaşıldığını ifade eden Akten, net faiz marjındaki belirgin iyileşmenin kârlılığa doğrudan katkı sağladığını dile getirdi.
Sürdürülebilir Finansman ve COP31 Hedefleri
Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman alanındaki iddialı hedeflerine de hız kesmeden devam ediyor. 2018-2029 dönemi için belirlenen 3,5 trilyon TL’lik sürdürülebilir finansman hedefi kapsamında, 2026’nın ilk dokuz ayında 1,9 trilyon TL’lik bir kaynak sağlandı. Özellikle 125 milyon dolar tutarındaki sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracı, mikro işletmelerin, KOBİ’lerin yeşil yatırımlarının ve kadın girişimcilerin finansmana erişiminin desteklenmesi açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Antalya’da düzenlenecek COP31’i Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşümü için bir fırsat olarak gördüklerini belirten Akten, BBVA ile birlikte üstlendikleri Küresel Bankacılık Partnerliği sayesinde Türkiye’nin dönüşüm potansiyelini uluslararası sermaye ve deneyimle buluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Banka, müşteri odaklı iş modeli ve teknolojik yetkinliklerini birleştirerek sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda ilerlemeye devam ediyor.