İstanbul 2 Nolu Barosu heyeti, İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği iddia edilen soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlara dair topladığı kapsamlı delil dosyasını Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) teslim etmek üzere Hollanda'nın Lahey kentine doğru yola çıktı. İstanbul Havalimanı VIP terminalinde gerçekleştirilen basın açıklamasında, hazırlanan 4 klasör ve 25 CD'den oluşan ek delillerin, bölgedeki sistematik saldırıların inkâr edilemez bir kaydı olduğu vurgulandı.
Adalet arayışında devasa bir toplumsal irade
Baro Başkanı Avukat Yasin Şamlı, sürecin sadece hukuki bir başvuru değil, aynı zamanda yüz binlerce insanın vicdani bir haykırışı olduğunu ifade etti. 15 Kasım 2023 tarihinde başlatılan hukuki sürecin, 5 Aralık 2023'te UCM'ye taşınmasıyla yeni bir boyuta evrildiğini belirten Şamlı, bu girişime dünya genelinden 3 bin 61 hukukçunun imza desteği verdiğini açıkladı. Kamuoyuna açılan suç duyurusu kampanyasıyla birlikte 67 bin 674 çevrim içi, 2 bin 321 ıslak imza olmak üzere toplamda 676 bin 995 kişinin adalet talebi, mahkeme önüne taşınan en güçlü kanıtlardan biri haline geldi. Şamlı, bu rakamın sadece bir istatistik olmadığını, aksine insanlığın ortak vicdanının bir yansıması olduğunu dile getirdi.
Fotoğraflar ve belgelerle belgelenen sistematik yıkım
2 Eylül 2026 tarihinde mahkemeye sunulacak olan ek dosya, Gazze'deki insani krizin boyutlarını gözler önüne seren çarpıcı detaylar içeriyor. Dosya içerisinde yer alan 119 fotoğraf; açlıktan hayatını kaybeden bebeklerden, yardım beklerken hedef alınan sivillere ve zorla yerinden edilen ailelere kadar geniş bir mağduriyet yelpazesini kapsıyor. Ayrıca, Gazze'deki sağlık çalışanları, gazeteciler, etnik temizlik iddiaları ve yasaklı silah kullanımı gibi konuları detaylandıran 9 adet kapsamlı kitap, noter tasdikli mağdur beyanları ve saldırıların sonuçlarını belgeleyen görüntüler de mahkeme heyetine sunulacak. Şamlı, bu delillerin her birinin bir ismi, bir hayali ve bir geleceği olan insanların hikâyesini taşıdığını, dolayısıyla mahkemenin önüne konulanın sadece kâğıt parçaları değil, insanlığın ortak vicdanının tahribatı olduğunu belirtti.
Sessizliğe karşı hukukçuların tarihi sorumluluğu
Uluslararası topluma ve devletlere çağrıda bulunan Baro Başkanı, soykırım karşısında tarafsız kalmanın mümkün olmadığını ve sessizliğin doğrudan failin yanında durmak anlamına geldiğini savundu. Roma Statüsü ve Cenevre Sözleşmeleri'nden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini hatırlatan Şamlı, hiçbir ülkenin failler için güvenli bir liman olmaması gerektiğinin altını çizdi. Siyasi dokunulmazlıkların veya zamanaşımı gibi hukuki kalkanların, insanlık suçu işleyenlerin cezasız kalmasına yol açmaması gerektiğini vurgulayan Şamlı, Gazze'de sadece insanların değil, aynı zamanda hukukun da yargılandığını ifade etti. İstanbul 2 Nolu Barosu olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirten Şamlı, tarihin soykırımcılar tarafından değil, hukukçular tarafından yazılacağını söyleyerek kararlılıklarını yineledi.