Havadis | İstanbul | Gece uykunuzu bölen o ağrıyı hafife almayın: Fıtık sandığınız şey aslında romatizma olabilir

Gece uykunuzu bölen o ağrıyı hafife almayın: Fıtık sandığınız şey aslında romatizma olabilir

Toplumda yaygın görülen bel ağrılarının her zaman mekanik kaynaklı olmadığını belirten uzmanlar, özellikle gece uykudan uyandıran ve sabah tutukluğuyla kendini gösteren ağrıların ciddi romatizmal hastalıkların habercisi olabileceği konusunda uyarıyor.

Toplumda yaygın görülen bel ağrılarının her zaman mekanik kaynaklı olmadığını belirten uzmanlar, özellikle gece uykudan uyandıran ve sabah tutukluğuyla kendini gösteren ağrıların ciddi romatizmal hastalıkların habercisi olabileceği konusunda uyarıyor.

Gece uykunuzu bölen o ağrıyı hafife almayın: Fıtık sandığınız şey aslında romatizma olabilir
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış duruş bozuklukları nedeniyle bel ağrısı, günümüzde hemen herkesin hayatının bir döneminde karşılaştığı oldukça yaygın bir sağlık sorunu haline geldi. Çoğu insan bu ağrıları basit bir yorgunluk, kas zorlanması veya bel fıtığı gibi mekanik nedenlere bağlayarak geçiştirmeyi tercih ediyor. Ancak Liv Hospital Ulus Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şenol Kobak, bu genel kanının bazen çok daha ciddi ve kronik seyreden hastalıkların teşhisini geciktirebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle genç yaş grubunda ortaya çıkan ve uzun süre devam eden ağrıların, sadece fiziksel bir zorlanma değil, vücudun derinlerinde yatan iltihaplı bir romatizmal sürecin işareti olabileceği vurgulanıyor.

Gece gelen ağrı ve sabah tutukluğu kritik bir uyarı

Prof. Dr. Şenol Kobak, mekanik bel ağrıları ile iltihaplı romatizmal hastalıkların yarattığı ağrılar arasında belirgin farklar olduğunu ifade ediyor. Mekanik ağrılar genellikle gün içindeki hareketlilikle artış gösterirken, dinlenme ile hafifleme eğilimindedir. Oysa romatizmal kökenli ağrılarda tablo tam tersi bir seyir izler. Özellikle gece saatlerinde veya sabaha karşı şiddetlenen, kişiyi uykusundan uyandıracak kadar keskinleşen ve sabahları uzun süren bir tutuklukla kendini gösteren ağrılar, mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Bu tür ağrılar, hareket ettikçe azalma eğilimi gösterdiği için hastalar tarafından genellikle önemsenmeyebiliyor, ancak bu durum hastalığın ilerlemesine zemin hazırlıyor.

Fıtık teşhisiyle vakit kaybetmeyin

Sabah yataktan kalkarken yaşanan zorluklar, bel ve kalça bölgesinde hissedilen ve gün içinde hareket ettikçe açılan tutukluk hissi, haftalarca hatta aylarca devam ediyorsa bu durum aksiyel spondiloartrit gibi ciddi romatizmal hastalıkların habercisi olabilir. Prof. Dr. Kobak, bu tür şikayetleri olan hastaların vakit kaybetmeden romatoloji uzmanına başvurması gerektiğini belirtiyor. Ağrının sadece bel fıtığı olarak tanımlanması ve buna yönelik tedavilerin uygulanması, asıl sorunun teşhisini geciktirerek hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen fonksiyon kayıplarına yol açabiliyor. Erken tanı, hastalığın kontrol altına alınması ve omurga sağlığının korunması noktasında hayati bir rol oynuyor.

Vücudunuzun verdiği diğer sinyalleri takip edin

Bel ağrısı bazen tek başına bir belirti olarak kalmaz; vücudun farklı bölgelerinden gelen sinyallerle birleşerek bir bütün oluşturur. Özellikle sağ ve sol kalça arasında yer değiştiren ağrılar, gözlerde meydana gelen kızarıklıklar, ciltte sedef hastalığı belirtileri veya bağırsak sistemindeki düzensizlikler, romatizmal bir tablonun parçası olabilir. Ayrıca ailede romatizmal hastalık öyküsünün bulunması da risk faktörlerini artıran önemli bir detaydır. Prof. Dr. Kobak, üç aydan uzun süren, gece ve sabah saatlerinde belirginleşen ağrıların göz ardı edilmemesi gerektiğini, hastaların kendi kendine tanı koymak yerine ağrının karakterini, süresini ve hareketle olan ilişkisini detaylıca gözlemleyerek hekimle paylaşmalarının en doğru yaklaşım olduğunu belirtiyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız