Havacılık sektöründe genellikle uçuş operasyonları ve yolcu memnuniyetiyle anılan Türk Hava Yolları, bu kez bambaşka bir sorumluluk bilinciyle gündeme geldi. Şirket, afet ve acil durum anlarında hem Türkiye sınırları içerisinde hem de dünyanın herhangi bir noktasında görev alabilecek, tamamen kendi personelinden oluşan özel bir arama kurtarma ekibini hayata geçirdi. İstanbul Valisi Davut Gül'ün de katılımıyla düzenlenen özel bir törenle kamuoyuna tanıtılan bu ekip, küresel havacılık tarihinde bir havayolu şirketinin kendi bünyesinde kurduğu ilk tam donanımlı arama kurtarma birimi olma özelliğini taşıyor.
Binlerce gönüllü arasından seçilen uzman kadro
Projenin başlangıç aşamasında şirket genelinde büyük bir heyecan yaşandı. Toplamda bin 210 gönüllü çalışanın başvurduğu bu zorlu süreç, titiz bir eleme ve eğitim aşamasını beraberinde getirdi. Adaylar, sadece fiziksel yeterlilikleriyle değil, aynı zamanda kriz anlarındaki soğukkanlılıkları ve özverileriyle de değerlendirildi. Sürecin sonunda teorik ve uygulamalı saha eğitimlerini, zorlu tatbikatları ve AFAD tarafından gerçekleştirilen akreditasyon sınavlarını başarıyla geçen 72 personel, artık her an göreve hazır hale getirildi. Ekibin çok yönlü yapısı ise dikkat çekici bir detay olarak öne çıkıyor. Kokpit ekibinden kabin memurlarına, yer hizmetleri personelinden sağlık birimlerine kadar farklı departmanlardan gelen bu gönüllüler, kendi uzmanlık alanlarının yanı sıra arama kurtarma konusunda da profesyonel birer operatöre dönüştü.
Fedakarlıkla örülen bir dayanışma hikayesi
Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, tören sırasında yaptığı konuşmada bu girişimin sadece bir sosyal sorumluluk projesi olmadığını, aynı zamanda kurum kültürünün bir parçası olan diğerkamlığın bir yansıması olduğunu vurguladı. Ekip üyelerinin yoğun uçuş ve çalışma tempolarından, ailelerinden ve kişisel zamanlarından büyük fedakarlıklar yaparak bu süreci tamamladıklarını belirten Şeker, çalışanların gösterdiği yüksek duyarlılığın takdire şayan olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Şeker, sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajında ise bu ekibin kurulmasındaki temel motivasyonun, ihtiyaç duyulan her an sahada profesyonel bir destek sunabilmek olduğunu belirtti.
Tatbikatlarla sınırlı kalması en büyük temenni
İstanbul Valisi Davut Gül ve AFAD Başkanı Vali Ali Hamza Pehlivan'ın da katılımıyla gerçekleşen arma teslim töreni, duygusal anlara sahne oldu. Projenin hayata geçirilmesinde AFAD'ın verdiği desteklerin altını çizen yetkililer, bu tür birimlerin afet yönetimi konusundaki önemine dikkat çekti. Türk Hava Yolları yönetimi, ekibin eğitimlerini tamamlamış olmasından duyduğu gururu dile getirirken, aslında en büyük temennilerinin bu ekibin görevlerinin sadece tatbikatlarla sınırlı kalması olduğunu belirtti. Hiçbir zaman ihtiyaç duyulmaması en büyük dilek olsa da, olası bir felaket anında bu 72 kişilik profesyonel kadronun, Türk Hava Yolları'nın küresel gücünü ve lojistik imkanlarını kullanarak en hızlı şekilde müdahale etmesi hedefleniyor. Bu girişim, havacılık sektöründe personel odaklı sosyal sorumluluk projelerinin ulaştığı yeni bir boyutu gözler önüne seriyor.