Havadis | İstanbul | Gökyüzünün eski hakimi şimdi bir enkaz: Atatürk Havalimanı'ndaki hüzünlü bekleyiş

Gökyüzünün eski hakimi şimdi bir enkaz: Atatürk Havalimanı'ndaki hüzünlü bekleyiş

Bir zamanlar binlerce yolcuyu bulutların üzerinde taşıyan Onur Air uçakları, iflasın ardından İstanbul Atatürk Havalimanı'nda kaderine terk edildi. Motorları sökülmüş, kapıları açık ve kokpit camları kırık halde görüntülenen bu devasa gövdeler, havacılık tarihimizin hüzünlü birer anıtı gibi apronda çürümeye devam ediyor.

Bir zamanlar binlerce yolcuyu bulutların üzerinde taşıyan Onur Air uçakları, iflasın ardından İstanbul Atatürk Havalimanı'nda kaderine terk edildi. Motorları sökülmüş, kapıları açık ve kokpit camları kırık halde görüntülenen bu devasa gövdeler, havacılık tarihimizin hüzünlü birer anıtı gibi apronda çürümeye devam ediyor.

Gökyüzünün eski hakimi şimdi bir enkaz: Atatürk Havalimanı'ndaki hüzünlü bekleyiş
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin sivil havacılık tarihinde önemli bir döneme imza atan ve 1992 yılından itibaren gökyüzünde binlerce uçuş gerçekleştiren Onur Air, bugünlerde bambaşka bir gerçeklikle gündemde. Şirketin iflas sürecinin ardından İstanbul Atatürk Havalimanı'nda kaderine terk edilen uçakları, havadan çekilen görüntülerle adeta bir enkaz yığınını andırıyor. Yıllar önce yolcularına ev sahipliği yapan bu devasa Airbus gövdeleri, şimdilerde bakımsızlık ve sahipsizliğin getirdiği hüzünlü bir tabloyu gözler önüne seriyor. Özellikle Yeşilköy'ü kullanan özel jet yolcularının da dikkatinden kaçmayan bu manzara, milli servetin nasıl eriyip gittiğine dair acı bir örnek teşkil ediyor.

Gökyüzünden aprona uzanan sessiz çöküş

Onur Air'in yaşadığı bu dramatik son, aslında uzun bir sürecin kaçınılmaz bir neticesi olarak karşımıza çıkıyor. 2020 yılına kadar geniş bir filo ile yurt içi ve yurt dışı pek çok noktaya ulaşan şirket, pandemi döneminin getirdiği ağır ekonomik koşullara daha fazla dayanamadı. Mart 2020'de uçuşlarını askıya almak zorunda kalan havayolu, bir daha asla eski günlerine dönemedi. 2021 yılı itibarıyla borç yükü ve icra süreçleri şirketin yakasını bırakmazken, çalışanların maaş alacakları ve uçakların seferden men edilmesi gibi olaylar, çöküşün habercisi niteliğindeydi. 2025 yılında kesinleşen iflas kararı ise bu sürecin son halkası oldu.

Motorları sökülmüş, kokpitleri açık birer gövde

Atatürk Havalimanı'nın apronu, bugün sadece Onur Air'in değil, farklı nedenlerle uçuş ömrünü tamamlamış veya hacizli durumdaki pek çok uçağın da sessiz mezarlığına dönüşmüş durumda. Havadan yapılan incelemelerde, Onur Air renklerini hala üzerinde taşıyan bir Airbus uçağının içler acısı hali dikkat çekiyor. Uçağın motorlarının tamamen sökülmüş olması, kokpit camlarının hasar görmesi ve kapılarının açık bırakılması, bu devasa makinelerin artık birer hurda yığınına dönüştüğünü kanıtlıyor. Özellikle TC-ODB tescilli 1996 model Airbus A320-232 gibi uçaklar, vergi borçları nedeniyle defalarca satışa çıkarılmasına rağmen alıcı bulamayınca, parçalanma veya çürüme sürecine terk edildi.

Milli servet göz göre göre eriyor

Bir zamanlar gökyüzünde süzülen bu uçaklar, bugün Yeşilköy'de yer kaplayan ve havalimanının genel estetiğini bozan birer atıl varlık haline geldi. Havacılık otoriteleri ve bölgeyi kullananlar, bu uçakların bir an önce alandan kaldırılması gerektiğini ifade ediyor. Ancak hukuki süreçlerin karmaşıklığı ve uçakların teknik olarak uçuşa elverişsiz hale gelmiş olması, bu enkazların temizlenmesini zorlaştırıyor. Onur Air'in karakteristik renkleri, bugün sadece geçmişin bir hatırası olarak bu paslanmış gövdelerin üzerinde solmaya devam ediyor. Havacılık sektöründeki bu dramatik tablo, sadece bir şirketin değil, aynı zamanda bir dönemin de sessizce kapanışını simgeliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız