İstanbul'un köklü sanat buluşmalarından biri olan Contemporary Istanbul, bu yıl 21. edisyonuyla kapılarını sanat tutkunlarına açarken, teknoloji ve estetiğin sınırlarını zorlayan çarpıcı bir esere ev sahipliği yapıyor. Trendyol Sanat'ın dört yıldır süregelen stratejik ortaklığı kapsamında, multidisipliner sanatçı Balkan Karışman tarafından özel olarak tasarlanan Seyir adlı dijital enstalasyon, ilk kez izleyiciyle buluştu. Tersane İstanbul'un tarihi atmosferinde sergilenen bu çalışma, Haliç'in durağan bir manzara olmaktan çıkıp, izleyicinin hareketleriyle yaşayan dinamik bir organizmaya dönüştüğü eşsiz bir deneyim sunuyor. 23-27 Eylül tarihleri arasında ziyaret edilebilecek olan eser, dijital ekranları sadece bir görüntü aktarım aracı olarak değil, gerçeklik ile temsil arasındaki sınırların silindiği bir geçiş alanı olarak konumlandırıyor.

Dijital bir eşik olarak Haliç manzarası
GLOBART küratörlüğünde hayata geçirilen Seyir, izleyiciye ilk bakışta Haliç'e açılan dijital bir pencere izlenimi veriyor. Ancak eserin asıl büyüleyici tarafı, izleyici yaklaştıkça ortaya çıkan etkileşimli yapısında gizli. Eserin karşısında duran kişi, sadece bir gözlemci konumunda kalmıyor; aynı zamanda manzaranın bir parçası haline geliyor. İzleyicinin silueti üzerinde farklı zaman dilimlerine ait görüntüler katmanlanırken, mesafe ve beden algısı üzerinden manzara sürekli olarak yeniden biçimleniyor. Kişi geri çekildiğinde ise dijital parçalar birleşerek tanıdık Haliç siluetini yeniden inşa ediyor. Bu süreç, gözlemleyen ile gözlemlenen arasındaki hiyerarşiyi yıkarak, her karşılaşma anını biricik ve tekrarlanamaz bir deneyime dönüştürüyor.

Sanatçının gözünden bakma eyleminin dönüşümü
Sanatçı Balkan Karışman, bu özel projenin arkasındaki felsefeyi, bakma eylemini pasif bir eylem olmaktan çıkarıp doğrudan deneyimin merkezine yerleştirme arzusuyla açıklıyor. Trendyol Sanat'ın sağladığı imkanlarla bu eseri üretmenin heyecanını yaşayan Karışman, zamanın da bu üç boyutlu manzaranın dördüncü ekseni olarak kurgulandığını belirtiyor. İzleyicinin mekân içindeki her hareketi, görüntünün çözülmesine veya bütünleşmesine neden olurken, manzara sabit ve tarafsız bir gerçeklikten uzaklaşıyor. Karışman'a göre, her görüntü yalnızca o anki karşılaşma ile varlık kazanıyor ve izleyicinin varlığı olmadan tamamlanamıyor. Bu yaklaşım, dijital sanatın soğuk ve mesafeli algısını kırarak, izleyiciyi eserin ayrılmaz bir bileşeni haline getiriyor.

Kültür sanat ekosisteminde teknolojik iş birliği
Trendyol Grubu Başkan Yardımcısı Sinan Cem Şahin, bu iş birliğinin platformun kültür-sanat ekosistemine sağladığı uzun vadeli katkıların bir yansıması olduğunu vurguluyor. Trendyol Sanat'ın 150'den fazla sanatçının bine yakın eserini sanatseverlerle buluşturduğunu hatırlatan Şahin, özellikle genç ve bağımsız sanatçıların görünürlüğünü artırmayı hedeflediklerini ifade ediyor. Seyir'in, Trendyol'un teknoloji odaklı yapısıyla kurduğu doğal bağın, Contemporary Istanbul'un vizyonuyla örtüştüğünü belirten Şahin, bu tür projelerin çağdaş sanatın daha geniş kitlelere ulaşması adına kritik bir rol oynadığını dile getiriyor. Trendyol Sanat, geçmiş yıllarda Memo Akten'in Deep Meditations, Candaş Şişman'ın Synphon ve Güvenç Özel'in Neuroflux gibi ses getiren eserlerini de İstanbul'da ilk kez sanatseverlerle buluşturarak, dijital sanatın Türkiye'deki gelişimine öncülük etmeye devam ediyor.
