Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin küresel ticaretin zorlu şartlarına rağmen gösterdiği dirençli performansı, 13'üncü Türkiye İnovasyon Haftası'nda paylaştı. Bakan Bolat, özellikle Eylül ayının ihracat açısından son derece bereketli geçtiğini vurgulayarak, yılın ilk dokuz ayının beşinde aylık bazda rekorlar kırıldığını belirtti. Türkiye'nin ekonomik istikrarını koruma konusundaki kararlılığı, dış ticaret verilerine de doğrudan yansımış durumda. Yıl sonu için belirlenen 282 milyar dolarlık mal ihracatı hedefi, Eylül ayı itibarıyla 283,7 milyar dolara ulaşan yıllıklandırılmış rakamlarla şimdiden geride bırakıldı. Hizmetler ihracatında ise yıllıklandırılmış 125,1 milyar dolarlık bir hacim yakalanırken, toplamda 410 milyar dolarlık yıl sonu hedefine 409 milyar dolarla çok yaklaşıldı.
Katma değerli üretimle gelen başarı
Bakan Bolat, sadece toplam ihracat hacmindeki artışa değil, aynı zamanda ihracatın niteliğine de dikkat çekti. Türkiye'nin kilogram başına düşen ihracat değerindeki yükseliş, sanayideki dönüşümün en somut göstergesi olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl 1 dolar 53 cent seviyesinde olan kilogram başına ihracat değeri, bu yılın ilk dokuz ayının sonunda 1 dolar 73 cent seviyesine yükseldi. Özellikle çimento ve mermer gibi tonajı yüksek ancak birim değeri düşük kalemler hariç tutulduğunda, bu rakam 2 dolar 11 cent seviyesine kadar çıkıyor. Savunma sanayii, ilaç sektörü, gemi ve yat üretimi gibi yüksek teknoloji gerektiren alanlarda ise bu değerler 61,5 dolar ile 9 dolar arasında değişerek Türkiye'nin katma değerli üretim vizyonunu destekliyor.
Küresel risklere karşı inovasyon kalkanı
Dünya ticaretinin ticaret savaşları, enerji krizleri ve tedarik zincirindeki kopuşlar nedeniyle oldukça riskli bir dönemden geçtiğini belirten Bolat, Türkiye'nin bu süreçte Ar-Ge ve inovasyona odaklanarak fark yarattığını ifade etti. 97 teknoloji geliştirme bölgesinin mal ihracatına 21 milyar dolarlık katkı sağladığına dikkat çeken Bakan, Türkiye'nin 2026 Küresel İnovasyon Endeksi'nde 139 ülke arasında 45'inci sıraya yükseldiğini hatırlattı. Üst orta gelir grubundaki 35 ülke arasında ise 3'üncü sırada yer alan Türkiye, sanayi tasarımı ve fikri mülkiyet alanlarında hızla ilerlemeye devam ediyor.
Yapay zekanın ticaret üzerindeki dönüştürücü gücü
Geleceğin teknolojilerini şekillendiren yapay zekâ, robotik sistemler ve biyoteknoloji gibi alanların, küresel ticaretin büyümesinde kilit rol oynayacağını belirten Bolat, bu teknolojilerin 2040 yılına kadar dünya ticaretini yüzde 40 oranında artırabileceğine dair öngörüleri paylaştı. Hükümet olarak bu stratejik alanlarda gençlerin potansiyelini destekleyecek teşvikleri sürdürdüklerini belirten Bakan, ekonomik gelişmenin anahtarının artık sadece üretim değil, aynı zamanda marka, tasarım ve yenilikçilik olduğunu bir kez daha vurguladı. Türkiye, çevresindeki jeopolitik gerilimlere rağmen teknolojik dönüşüme yaptığı yatırımlarla küresel pazarlardaki rekabet gücünü her geçen gün daha da artırıyor.