Havadis | İstanbul | İstanbul'un kalbinde şifa arayışı: Esenyurt yerin 1200 metre altındaki hazineyle turizm rotasını değiştiriyor

İstanbul'un kalbinde şifa arayışı: Esenyurt yerin 1200 metre altındaki hazineyle turizm rotasını değiştiriyor

İstanbul'un yoğun nüfuslu ilçesi Esenyurt, yerin bin 200 metre altından çıkan 42 derecelik termal su kaynaklarıyla sağlık turizminin yeni adresi olmaya hazırlanıyor. Yalova ve Bursa gibi merkezlere olan bağımlılığı azaltması hedeflenen devasa projeler, ilçenin çehresini değiştirecek.

İstanbul'un yoğun nüfuslu ilçesi Esenyurt, yerin bin 200 metre altından çıkan 42 derecelik termal su kaynaklarıyla sağlık turizminin yeni adresi olmaya hazırlanıyor. Yalova ve Bursa gibi merkezlere olan bağımlılığı azaltması hedeflenen devasa projeler, ilçenin çehresini değiştirecek.

İstanbul'un kalbinde şifa arayışı: Esenyurt yerin 1200 metre altındaki hazineyle turizm rotasını değiştiriyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İstanbul'un hızla gelişen ve yoğun nüfusuyla dikkat çeken ilçesi Esenyurt, alışılagelmiş şehir yaşamının ötesine geçerek bambaşka bir kimliğe bürünmeye hazırlanıyor. Yıllardır konut ve ticari yatırımlarla anılan bölge, şimdi yerin bin 200 metre derinliğinde saklı olan 42 derece sıcaklığındaki termal su kaynaklarıyla sağlık turizminin yeni merkez üssü olma yolunda ilerliyor. İstanbul'da yaşayan milyonlarca insanın şifa bulmak veya dinlenmek için şehir dışına, özellikle Yalova, Bursa ve Afyonkarahisar gibi uzak noktalara yaptığı yolculukları sona erdirmeyi hedefleyen bu girişim, kentin tam merkezinde termal bir vaha yaratmayı amaçlıyor. Kıraç ve Saadetdere bölgelerinde geçmişten bu yana varlığı bilinen ancak bugüne kadar yeterince değerlendirilemeyen bu doğal kaynaklar, artık kapsamlı projelerle ekonomiye ve sosyal yaşama kazandırılıyor.

Bilimsel verilerle kanıtlanan şifa kaynağı

Bölgedeki termal suyun niteliği, sadece bir iddia olmaktan öte bilimsel analizlerle de tescillenmiş durumda. 28 Ocak 2016 tarihinde İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Balneoloji Laboratuvarı tarafından gerçekleştirilen detaylı incelemeler, Kıraç Termal Tesisi'nden alınan numunelerin zengin mineral yapısını gözler önüne serdi. Yapılan analizlerde suyun pH değerinin 7,57 olduğu, elektriksel iletkenliğinin ise 8.580 S/cm seviyesinde ölçüldüğü kaydedildi. Toplam mineralizasyon değeri 5.098,462 mg/L olarak belirlenen bu suyun, özellikle sodyum ve klorür açısından oldukça zengin olduğu tespit edildi. Sodyum miktarının 1.620,795 mg/L, klorür miktarının ise 2.719,015 mg/L olarak raporlanması, bölgedeki suyun sağlık turizmi için ne denli yüksek bir potansiyel taşıdığını kanıtlıyor. İstanbul Kent Konseyi tarafından hazırlanan özel raporlarda da bu kaynakların stratejik önemi vurgulanarak, Esenyurt'un termal turizm kimliğiyle yeniden tanımlanması gerektiği ifade ediliyor.

49 katlı dev yapıda termal konfor

Esenyurt'un bu yeni vizyonunu somutlaştıran en dikkat çekici çalışma ise yaklaşık 160 metre yüksekliğindeki 49 katlı devasa bir yapı projesi olarak öne çıkıyor. Sadece bir rezidans veya otel projesi olmanın ötesine geçen bu kompleks, içerisinde hastane, medikal alanlar ve geniş kapsamlı termal tesisleri barındırıyor. Projenin merkezinde yer alan yaklaşık 7 bin 500 metrekarelik termal alan, ziyaretçilere konforlu bir deneyim sunmayı hedefliyor. Özellikle kadınlara özel olarak tasarlanan 4 bin metrekarelik ayrı bölüm, mahremiyet ve konforu bir arada sunarken, farklı konseptlerdeki hamamlar, havuzlar ve dinlenme alanları ile bölgenin sosyal dokusuna da katkı sağlanması planlanıyor. Proje yetkilisi Cihan Aydın, bu yatırımların sadece bir inşaat faaliyeti olmadığını, ilçenin marka değerini yükseltecek bir dönüşüm süreci olduğunu belirtiyor. Aydın, insanların İstanbul'dan çıkmadan, şehrin karmaşası içinde kendilerine zaman ayırabilecekleri, sağlık hizmetlerine ve termal imkanlara kolayca ulaşabilecekleri bir merkez yaratmanın en büyük motivasyonları olduğunu ifade ediyor.

2027'de yeni bir dönem başlıyor

İnşaat çalışmaları tüm hızıyla devam eden ve bölgenin turizm haritasını değiştirmesi beklenen bu dev projenin, 2027 yılının ocak ayında kapılarını ziyaretçilere açması hedefleniyor. Proje tamamlandığında, Esenyurt'un yalnızca konut projeleriyle değil, aynı zamanda sağlık ve termal turizmle anılan bir cazibe merkezi haline gelmesi bekleniyor. İstanbul'un yoğun temposundan bunalan vatandaşlar için şehir içinde bir kaçış noktası oluşturacak olan bu tesisler, aynı zamanda bölgedeki istihdam ve ticari hareketliliğe de yeni bir soluk getirecek. Esenyurt'un termal su kaynaklarını merkeze alan bu stratejik yaklaşım, İstanbul'un turizm potansiyelini çeşitlendirirken, ilçenin de uzun vadeli kalkınma hedeflerine önemli bir katkı sunacak. Şehrin yer altındaki bu gizli hazinesi, önümüzdeki yıllarda hem yerli hem de yabancı turistler için yeni bir keşif noktası olmaya aday görünüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız