Okul kantinlerinde satılan ürünlerin içeriği ve besin değerleri konusunda ebeveynlerin uzun süredir beklediği düzenleme, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte resmen başlıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından 2019 yılında temelleri atılan ortak protokol, öğrencilerin daha sağlıklı ve dengeli beslenmesini hedefleyen Okul Gıdası Logosu uygulamasıyla nihayete erdi. Bu yeni sistem, ambalajlı gıdaların belirlenen katı besin kriterlerine uygunluğunu görsel bir işaretle belirginleştirerek, çocukların doğru tercihler yapmasını kolaylaştırmayı amaçlııyor. İlk aşamada 675 farklı ürün, gerekli denetimlerden geçerek Okul Gıdası Logosu almaya hak kazandı ve kantin raflarına girmeye başladı.
Gıda okuryazarlığı ve bilinçli tüketim
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan, projenin sadece bir logo uygulamasından ibaret olmadığını, çocuklarda gıda okuryazarlığı bilincini oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı. Kaplan, yeterli ve dengeli beslenmenin temelinin evde atıldığını belirterek, ebeveynlerin bu süreçteki rolünün kritik olduğunu ifade etti. Bakanlık olarak içme sütlerindeki şeker oranlarını düşürdüklerini ve yapay aroma vericiler yerine doğal alternatiflerin kullanımını teşvik ettiklerini belirten Kaplan, tam buğday ununun yaygınlaştırılması için de ülke genelinde kapsamlı bir kampanya yürüttüklerini açıkladı. Konya'da başlatılan ve tüm Türkiye'ye yayılması hedeflenen bu çalışmaların, halk ekmek müdürlükleri ile iş birliği içinde daha geniş kitlelere ulaşması planlanıyor. Ayrıca vatandaşların gıda güvenliğini kendi denetimleriyle sağlayabileceği, e-devlet üzerinden erişilen mobil Güvenli Gıda uygulaması da kullanıma sunuldu.
Sağlıkta devrim niteliğinde bir adım
Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, uygulamanın çocukların gelecekteki sağlık durumları üzerinde devrim niteliğinde bir etki yaratacağını belirtti. Erk, okul gıdası logolu ürünlerin sadece kantinlerle sınırlı kalmayıp tüm marketlerde yaygınlaşmasının, toplum sağlığı açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Aşırı tuz ve şeker tüketiminin obezite, hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkları tetiklediğine dikkat çeken Erk, güvenilir gıdanın sadece hijyenik üretim değil, içeriği şeffaf ve doğru etiketlenmiş ürünler olduğunu ifade etti. Vakıf olarak bu girişimi, çocukların sağlıklı bir geleceğe adım atması için atılmış en önemli adımlardan biri olarak gördüklerini dile getirdi.
Beslenme çantasında sağlıklı seçenekler
Öğrencilerin okul saatlerinde tüketebileceği sağlıklı alternatifler konusunda önerilerde bulunan Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti. Aydın, çocukların meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketmesinin daha doğru bir tercih olduğunu belirterek, kuruyemiş ve kuru meyvelerde 30 gramlık porsiyonların aşılmaması gerektiğini hatırlattı. Beslenme çantaları için ev yapımı köfte, ayran, süt, tuzsuz kuruyemiş ve tam buğday ekmeğiyle hazırlanmış peynirli sandviç gibi seçeneklerin hem doyurucu hem de besleyici olduğunu vurgulayan Aydın, çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarını okul dışındaki yaşamlarına da taşımaları gerektiğini sözlerine ekledi.