Türkiye'nin sanayi devlerinden Cengiz Holding bünyesinde faaliyet gösteren Eti Bakır, madencilik sektöründe sürdürülebilirliği bir zorunluluk olarak gören vizyonuyla dikkat çeken bir adım attı. Şirket, 2025 yılı verilerini temel alarak hazırladığı İklim ve Doğa Bağlantılı Risk ve Fırsat Değerlendirme Raporu ile üretim süreçlerini iklim değişikliği ve doğa kaybı risklerine karşı nasıl dayanıklı hale getirdiğini kamuoyuyla paylaştı. Samsun, Mazıdağı, Küre, Adıyaman, Siirt, Murgul, Cerattepe ve İzmir'deki toplam 8 işletmeyi kapsayan bu kapsamlı rapor, sadece çevresel etkileri değil, aynı zamanda uzun vadeli değer oluşturma kapasitesini de merkeze alıyor. Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, bu raporun Türkiye madencilik sektöründe bir ilk olma özelliği taşıdığını vurgulayarak, iklim değişikliğiyle mücadelenin sadece uluslararası taahhütlerle değil, reel sektörün somut üretim pratikleriyle mümkün olabileceğini ifade etti. Akbaş, COP31'in Türkiye'de düzenlenecek olmasının bu konuda önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, döngüsel ekonomi ve yenilenebilir enerji kullanımının şirket stratejilerinin temel taşları olduğunu dile getirdi.
Döngüsel ekonomi ile kaynak tasarrufu
Şirketin entegre üretim modeli, özellikle Küre, Mazıdağı ve Samsun arasındaki üretim zincirinde somut sonuçlar veriyor. Bir tesiste ortaya çıkan yan ürünlerin diğer tesislerde hammadde olarak kullanılması, doğal kaynak tüketimini minimize ederken atık yönetimini de optimize ediyor. Örneğin, Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi'nde proseslerden açığa çıkan kükürt dioksit, katot bakır, sülfürik asit ve gübre üretimine dönüştürülerek ekonomiye kazandırılıyor. Bu sistem sayesinde tesiste yıllık yaklaşık 5 bin 919 ton bakır ve 680 bin ton sülfürik asit geri kazanılıyor. Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri'nde ise yılda 500 bin ton ikincil hammadde geri dönüştürülerek, 54,4 hektarlık yeni bir madencilik sahasına duyulacak ihtiyacın önüne geçiliyor. Ayrıca, bu tesislerde üretilen gübreler ithalat ikamesi sağlayarak ülke ekonomisine katkıda bulunurken, yenilenebilir enerji kullanımıyla yıllık 53 bin tonun üzerinde karbon emisyonu engelleniyor. Bu miktar, her yıl 11 bin 600 binek aracın trafiğe çıkmamasıyla eşdeğer bir çevresel fayda anlamına geliyor.
Lojistik ve su yönetiminde verimlilik odaklı çözümler
Eti Bakır'ın doğa dostu uygulamaları sadece üretim süreçleriyle sınırlı kalmıyor; lojistik ve su yönetimi gibi kritik alanlarda da yenilikçi çözümler öne çıkıyor. Cerattepe İşletmesi'nde kurulan teleferik sistemi, ağır vasıtaların karayolu trafiğine girmesini engelleyerek yılda 1 milyon litre yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu tasarruf, bir binek aracın dünyanın çevresini 300 kereden fazla dönmesine yetecek kadar yakıtın tüketilmemesi anlamına geliyor. Su yönetimi konusunda ise Küre İşletmesi, proses suyunun yüzde 92'sini geri kazanarak devridaim sistemine dahil ediyor. Şirket genelindeki tüm tesislerde kapalı devre su sistemleri sayesinde geri kazanım oranları yüzde 80 ile yüzde 95 arasında değişiyor. Murgul İşletmesi'nde ise yenilenebilir enerji kullanımıyla 30 bin tona yakın karbon emisyonu önlenirken, 2006 yılından bu yana 1 milyon metrekareden fazla alan rehabilite edilerek 815 binden fazla fidan toprakla buluşturuldu. Bu çalışmalar, madencilik faaliyetlerinin doğa üzerindeki etkilerini azaltma noktasında sektör için önemli bir referans oluşturuyor.
Geleceğin madencilik vizyonu
Eti Bakır'ın yayımladığı bu rapor, madencilik faaliyetlerinin sadece hammadde çıkarma süreci değil, aynı zamanda ekosistemi koruma ve kaynakları verimli kullanma sanatı olduğunu kanıtlıyor. Şirket, iklim değişikliğinin getirdiği riskleri fırsata çevirerek, üretim sürekliliğini doğa ile uyumlu bir zemine oturtmayı hedefliyor. Özellikle pirit atıklarının geri kazanılması gibi projeler, yeni atık depolama alanlarına olan ihtiyacı azaltarak çevresel ayak izini küçültüyor. Şirket yönetimi, bu raporun sadece bir veri seti değil, aynı zamanda gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Türkiye'nin bakır ihtiyacının yüzde 25'ini karşılayan bir kuruluş olarak Eti Bakır, attığı bu adımlarla madencilik sektöründe sürdürülebilirlik standartlarını yeniden tanımlıyor. Hem karbon emisyonlarını düşüren hem de doğal kaynakları koruyan bu entegre yaklaşım, şirketin uzun vadeli stratejilerinin merkezinde yer almaya devam edecek. Sektördeki diğer oyuncular için de bir model teşkil eden bu uygulamalar, madenciliğin geleceğinin teknoloji ve doğa dengesi üzerine kurulacağını gösteriyor.