İstanbul Maltepe'de yürekleri dağlayan ve beş kişinin hayatını kaybetmesine neden olan binanın çöküşüyle ilgili hazırlanan bilirkişi ön raporu, trajedinin göz göre göre geldiğini kanıtlar nitelikte detaylar içeriyor. Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan yedi katlı binanın alt üç katının aniden çökmesiyle sonuçlanan olay, yapı denetimindeki büyük boşlukları bir kez daha gündeme taşıdı. Hazırlanan teknik raporda, binanın mevcut durumunun yıllar öncesine dayanan ciddi bir ihmal silsilesinin sonucu olduğu vurgulanıyor.
Yıkım kararları neden uygulanmadı?
Bilirkişi heyetinin incelemeleri sonucunda, binanın ruhsata aykırı olarak inşa edilen son dört katı için geçmişte iki ayrı yıkım kararı alındığı tespit edildi. Kayıtlara göre, 16 Haziran 1989 ve 18 Nisan 1990 tarihlerinde düzenlenen yapı tatil tutanakları, binadaki usulsüzlükleri açıkça ortaya koyuyordu. Bu tutanakların ardından 14 Ağustos 1989 ve 11 Haziran 1990 tarihlerinde encümen kararlarıyla, ruhsat dışı inşa edilen üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı katların yıkılmasına hükmedildi. Ancak aradan geçen onca yıla rağmen bu kararların hiçbir şekilde hayata geçirilmediği ve binanın o haliyle kullanılmaya devam edildiği anlaşıldı.

Sorumlular tek tek belirlendi
Raporda, facianın yaşandığı tarihte binanın mevcut durumunun, söz konusu ruhsata aykırı imalatları barındırdığına dikkat çekildi. Bilirkişi heyeti, bu büyük ihmalin sorumluları olarak binanın mimarını, yapı ruhsatında fenni mesul olarak ismi geçen Hasan Balcı'yı ve sürveyan Mevlüt Okumuş'u işaret etti. Ayrıca bina sahipleri ile o dönem şantiyeden sorumlu olan kişilerin de kusurlu olduğu raporda açıkça belirtildi. Beş kişinin yaşamını yitirdiği bu acı olay, denetimsizliğin ve alınan kararların uygulanmamasının bedelinin ne kadar ağır olabileceğini bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı.

Denetim eksikliği faciayı getirdi
Binanın çöküşüne giden süreçte, yapı tatil tutanaklarının düzenlenmesine rağmen sürecin takip edilmemesi, hukuki kararların havada kalmasına yol açtı. Yıllar süren bu ihmal zinciri, sonunda beş vatandaşın hayatına mal olan bir yıkımla noktalandı. Şimdi gözler, bu ihmallerin sorumlularının yargı önünde nasıl bir hesap vereceğine çevrilmiş durumda. Uzmanlar, benzer trajedilerin yaşanmaması için geçmişten gelen bu tür yapısal sorunların acilen tespit edilip, yıkım kararlarının kararlılıkla uygulanması gerektiğinin altını çiziyor.