Havadis | İstanbul | Neyzenlerin kutbu Sandıkçılar Tekkesi'nde ölümsüzleşiyor: Ustanın mirası müze çatısı altında buluşacak

Neyzenlerin kutbu Sandıkçılar Tekkesi'nde ölümsüzleşiyor: Ustanın mirası müze çatısı altında buluşacak

Vefatının birinci yılında görkemli bir törenle anılan Neyzen Niyazi Sayın'ın son yıllarını geçirdiği Sandıkçılar Tekkesi, sanatçının eşyalarının sergileneceği bir müzeye dönüştürülüyor. TÜRGEV öncülüğünde yürütülen titiz arşiv çalışmasıyla, ustanın sanatsal mirası gelecek kuşaklara aktarılacak.

Vefatının birinci yılında görkemli bir törenle anılan Neyzen Niyazi Sayın'ın son yıllarını geçirdiği Sandıkçılar Tekkesi, sanatçının eşyalarının sergileneceği bir müzeye dönüştürülüyor. TÜRGEV öncülüğünde yürütülen titiz arşiv çalışmasıyla, ustanın sanatsal mirası gelecek kuşaklara aktarılacak.

Neyzenlerin kutbu Sandıkçılar Tekkesi'nde ölümsüzleşiyor: Ustanın mirası müze çatısı altında buluşacak
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türk müziğinin ve geleneksel sanatlarımızın en önemli isimlerinden biri olan, neyzenlerin kutbu olarak anılan Niyazi Sayın, aramızdan ayrılışının birinci yılında İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen özel bir geceyle yad edildi. Sanatçının sadece musiki alanındaki derinliği değil, aynı zamanda hayatının son dönemine ev sahipliği yapan Sandıkçılar Tekkesi'ndeki hatıraları da bu anlamlı gecenin merkezinde yer aldı. TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, ustanın mirasını korumak adına atılan somut adımları kamuoyuyla paylaştı.

Sanatın ve estetiğin buluştuğu bir ömür

1927 yılında Üsküdar'da başlayan hayat yolculuğu, 1947 yılında Mustafa Düzgünman ile tanışmasıyla bambaşka bir mecraya evrildi. Ney üflemeyi bir ibadet disipliniyle icra eden Sayın, ebru sanatından tespih yapımına, fotoğrafçılıktan el sanatlarına kadar geniş bir yelpazede yeteneklerini sergiledi. 2014 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen sanatçı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir büyük ahlak ve erdem abidesi olarak tanımlanmıştı. AKM'deki anma gecesi, ustanın hayatından kesitlerin sunulduğu bir filmle başlarken, salonun fuayesinde sergilenen 59 ebru eseri, izleyicilere neydeki sükunetin su üzerindeki yansımasını sundu. İstanbul Meydan Meşkleri Topluluğu'nun icra ettiği besteler, dostlarının ve talebelerinin paylaştığı hatıralarla birleşerek salonda duygusal anlar yaşattı.

Tekkede başlayan titiz arşiv çalışması

Niyazi Sayın'ın ömrünün son yıllarını geçirdiği ve talebeleriyle meşk ettiği Sandıkçılar Tekkesi, artık bir müze hazırlığına ev sahipliği yapıyor. Sanatçının manevi evladı olarak gördüğü Yüce Gümüş'ün öncülüğünde, uzman bir ekip tarafından yürütülen çalışmalarda, ustanın kullandığı her bir eşya ve ürettiği eserler tek tek incelenerek kayıt altına alındı. TÜRGEV Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, bu mekanın sadece bir ev değil, bir sanat ve medeniyet okulu olduğunu vurgulayarak, bu emaneti kalıcı bir müzeye dönüştürme hedeflerini dile getirdi. Yılmaz, sanatın insanı kendi hakikatiyle karşılaştıran bir terbiye aracı olduğunu belirterek, Sayın'ın gençlere daima bir sanat dalıyla meşgul olmalarını öğütlediğini hatırlattı.

Hatıralar kitap sayfalarında yaşıyor

Anma gecesinin bir diğer önemli çıktısı ise İnsan Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturulan Ruhtur Musikinin Gıdası adlı hatıra kitabı oldu. Necmeddin Bilal Erdoğan'ın ön sözüyle yayımlanan eser, Yüce Gümüş ve Dr. Serhat Onur'un editörlüğünde hazırlandı. Kitapta, TÜRGEV'in üstatla olan on yıllık dostluğuna ve Sandıkçılar Tekkesi'ndeki sadeliğe dair özel notlar da yer alıyor. Hatice Akıncı Yılmaz, kaleme aldığı yazıda, ustanın dünyasına açılan her bir kapının, onun zevk-i selimini ve tevazusunu yansıttığını ifade etti. Gelecek nesillerin, Niyazi Sayın'ın sesini ve sanatını bu müze sayesinde daha yakından tanıyacağını belirten Yılmaz, bu girişimin bir vefa borcu olduğunu vurguladı. Ustanın mirası, artık sadece notalarda değil, kurulacak müzenin duvarlarında da yaşamaya devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız