Uzmanlar, sıtmanın görüldüğü bölgelerden dönen yolcularda ortaya çıkan ateş ve titreme şikayetlerinin ciddiye alınması gerektiği konusunda uyarıyor. Almanya'da Frankfurt Havalimanı'nda görevli 6 kişide tespit edilen ve iki kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan sıtma vakaları, hastalığın seyahat rotalarıyla birlikte nasıl yayılabileceğini yeniden gündeme getirdi.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Müberra Hraloğlu, sıtmanın insana enfekte Anopheles sivrisineklerinin ısırmasıyla bulaşan paraziter bir enfeksiyon olduğunu hatırlatarak, son dönemde yaşanan gelişmelerin paniğe yol açmaması gerektiğini ancak farkındalığın artırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Her Isırık Risk Taşımıyor
Frankfurt'taki vakaların kamuoyunda endişe yaratabileceğini belirten Dr. Hraloğlu, bu noktada önemli bir ayrıma dikkat çekti. Sıtmanın bulaşabilmesi için paraziti taşıyan enfekte bir sivrisineğin ısırması gerektiğini ifade eden Hraloğlu, "Her sivrisinek sıtma taşımaz ve her ısırık hastalık anlamına gelmez. Almanya'daki olay, enfekte bir sivrisineğin uçak yoluyla taşınmış olabileceği ihtimalini düşündüren oldukça nadir bir durumdur. Bu bir rutin bulaş zincirinden ziyade istisnai bir vakadır" değerlendirmesinde bulundu. Alman yetkililerin de toplum geneli için riskin çok düşük olduğunu ve insandan insana olağan bir bulaş beklentisi olmadığını açıkladığını aktardı.
Grip Benzeri Tabloya Dikkat
Sıtmanın ilk belirtilerinin grip gibi yaygın enfeksiyonlarla karıştırılabildiğini söyleyen Dr. Hraloğlu, ateş, titreme, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ile bulantının en sık görülen semptomlar arasında olduğunu kaydetti. Hastalığın ilk evresinin grip benzeri bir seyir izleyebileceğini ve bu nedenle gözden kaçabileceğini belirten Hraloğlu, özellikle riskli bölgelere seyahat öyküsü bulunan kişilerde ateş gelişmesi halinde mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması ve seyahat bilgisinin hekimle paylaşılması gerektiğinin altını çizdi.
Semptomlar Haftalarca Gecikebilir
Sıtma belirtilerinin her zaman ısırığın hemen ardından ortaya çıkmadığına işaret eden Dr. Hraloğlu, kuluçka süresinin etkene göre değişkenlik gösterdiğini belirtti. Çoğu vakada belirtilerin enfekte ısırıktan yaklaşık 7-30 gün sonra başlayabildiğini, bazı türlerde ise hastalığın çok daha geç dönemde kendini gösterebildiğini ifade etti. Dr. Hraloğlu, "Bu nedenle sıtmanın görüldüğü bir bölgeden dönen kişiler, aradan haftalar geçmiş olsa bile ateş şikayeti yaşadıklarında seyahat öykülerini doktorlarına mutlaka anlatmalıdır" uyarısında bulundu.
Korunmada Seyahat Öncesi Önlem Şart
Sivrisinek ısırıklarına karşı kişisel korunma önlemlerinin önemine değinen Dr. Hraloğlu, özellikle akşam ve gece saatlerinde riskin arttığını söyledi. Açıkta kalan cilde sivrisinek kovucu ürünler uygulanmasını, uzun kollu kıyafet ve uzun pantolon giyilmesini öneren Hraloğlu, yaşam alanlarında sineklik kullanılması ve riskli bölgelerde cibinlik tercih edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Ayrıca sıtmanın görüldüğü ülkelere seyahat etmeden önce, koruyucu ilaç kullanımının gerekip gerekmediği konusunda mutlaka bir sağlık profesyoneline danışılması gerektiğini hatırlattı.
Erken Teşhis Hayat Kurtarır
Sıtmanın önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Hraloğlu, Almanya'daki vakaların nadir görülen bir bulaş biçimini ortaya koyması açısından öğretici olduğunu ancak asıl mesajın panik değil farkındalık olması gerektiğini söyledi. Riskli bölgelerden dönenlerde nedeni açıklanamayan ateş ve titreme durumunda sıtmanın akla getirilmesi gerektiğini ifade eden Hraloğlu, "Sıtmada erken tanı ve uygun tedavi, ağır hastalık ve ölüm riskinin azaltılmasında kritik bir role sahiptir" diyerek sözlerini tamamladı.