Havadis | İstanbul | Sigortacılıkta Yeni Dönem: Sektörün Gözü Primde Değil, Türkiye'nin Koruma Kalkanında

Sigortacılıkta Yeni Dönem: Sektörün Gözü Primde Değil, Türkiye'nin Koruma Kalkanında

İstanbul'da düzenlenen 18'inci Uluslararası Sigortacılık Konferansı'nda konuşan sektör temsilcileri, sigortacılığın artık sadece hasar ödeyen bir mekanizma değil, riskleri önceden gören ve ekonomik dayanıklılığı artıran stratejik bir güç haline geldiğini vurguladı.

İstanbul'da düzenlenen 18'inci Uluslararası Sigortacılık Konferansı'nda konuşan sektör temsilcileri, sigortacılığın artık sadece hasar ödeyen bir mekanizma değil, riskleri önceden gören ve ekonomik dayanıklılığı artıran stratejik bir güç haline geldiğini vurguladı.

Sigortacılıkta Yeni Dönem: Sektörün Gözü Primde Değil, Türkiye'nin Koruma Kalkanında
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İstanbul, sigorta dünyasının geleceğini şekillendiren kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Sigorta Tatbikatçıları Derneği (STD) tarafından organize edilen ve sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren 18’inci Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı, Eureko Sigorta Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. İklim krizinin finansal piyasalar üzerindeki etkilerinden yapay zeka destekli risk yönetimi stratejilerine kadar geniş bir yelpazenin masaya yatırıldığı etkinlikte, sigortacılık sektörünün sadece ticari bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda toplumsal dayanıklılığı güçlendiren bir kalkan olduğu mesajı verildi.

Risk Yönetiminde Paradigma Değişimi

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, sigortacılık anlayışında köklü bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Yaşar, günümüzde risklerin birbirine bağlı ve karmaşık hale geldiğine dikkat çekerek, sektörün artık sadece hasar gerçekleştikten sonra tazminat ödeyen bir yapıdan, riski önceden ölçen, azaltan ve dayanıklılığı artıran proaktif bir yapıya evrildiğini ifade etti. İklim değişikliği, jeopolitik gerilimler, siber saldırılar ve finansal dalgalanmaların sigortacılık sektörünün çalışma prensiplerini yeniden tanımladığını belirten Yaşar, bu süreçte veri analitiği ve teknolojinin sunduğu imkanların hayati önem taşıdığını vurguladı.

Ekonomik İstikrarın Teminatı Olarak Sigorta

Sektörün finansal büyüklüğüne ve stratejik hedeflerine değinen TSB Başkanı Ahmet Yaşar, prim üretiminin tek başına bir başarı kriteri olarak görülmemesi gerektiğini savundu. 2024 yılında 838 milyar liralık prim üretimiyle tamamlanan sürecin ardından, 2025 yılında 1.2 trilyon liralık bir büyüklüğe ulaşıldığını hatırlatan Yaşar, 2026 Ağustos itibarıyla sektörün toplam üretiminin 1 trilyon liraya yaklaştığını belirtti. Ancak Yaşar’a göre asıl odak noktası ciro artışı değil, Türkiye’nin koruma açığını kapatmak. Sektörün 3.6 trilyon liralık bir ekonomiye uzun dönemli kaynak sağladığını belirten Yaşar, sigortacılığın artık sadece risk transferi değil, sermaye piyasaları ve ekonomik istikrarın temel bir unsuru haline geldiğini dile getirdi.

OECD Standartlarına Ulaşma Hedefi

Konferans kapsamında söz alan Sigorta Tatbikatçıları Derneği (STD) Başkanı Fahri Altıngöz ise Türkiye’nin sigorta penetrasyonu konusundaki mevcut durumuna dikkat çekti. Sektörün büyüme trendinde olduğunu ancak OECD ortalamalarının gerisinde kalındığını belirten Altıngöz, mevcut yüzde 2,7’lik penetrasyon oranının en az iki katına çıkarılması gerektiğini ifade etti. Bu hedefe ulaşmanın 50-55 milyar dolarlık bir prim üretim büyüklüğü anlamına geldiğini vurgulayan Altıngöz, özellikle zorunlu deprem sigortası ve kasko gibi alanlarda sigortalılık oranlarının artırılmasının, kamunun üzerindeki afet yükünü hafifleteceğini ve risklerin global reasürans piyasalarıyla daha etkin paylaşılmasını sağlayacağını sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız