İstanbul'da edebiyat dünyasını bir araya getiren özel bir tanıtım toplantısında, Özbekistan Halk Hareketi Lideri Muhammed Salih'in yaşam öyküsü masaya yatırıldı. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, Özbek yazar Kerimverdi Töremurad tarafından kaleme alınan Erken Uyanan Adam isimli biyografik eser tanıtıldı. Uzun yıllardır siyasi mücadelesiyle tanınan Salih'in hem edebi hem de politik kimliğini derinlemesine inceleyen kitap, sadece bir liderin değil, aynı zamanda bir ülkenin yakın tarihine ışık tutan bir belge niteliği taşıyor. Programda, Salih'in hayatındaki dönüm noktaları ve yaşadığı zorlu süreçler, bizzat kendisinin ve yazarın anlatımıyla katılımcılara aktarıldı.
Dört yıllık bir emeğin ürünü olan biyografi
Yazar Kerimverdi Töremurad, Muhammed Salih ile dört yıl önce Türkiye'de tanışma fırsatı bulduğunu ve bu karşılaşmanın kitabın temelini oluşturduğunu ifade etti. Gençlik yıllarından beri Salih'in şiirlerini ve eserlerini büyük bir hayranlıkla takip ettiğini belirten Töremurad, liderin kendisine söylediği bir cümlenin tüm süreci değiştirdiğini vurguladı. Salih'in herkesi ve hatta düşmanlarını bile affettiğini dile getirmesinin kendisini derinden etkilediğini söyleyen yazar, bu manevi duruşun kitabın yazım sürecinde kendisine ilham verdiğini belirtti. Salih'in Özbekistan'da yaşadığı olayları belgeler ve fotoğraflarla destekleyerek anlatması, eserin kronolojik bir tasvir haline gelmesini sağladı.
Siyasi mücadelenin perde arkası ve seçim itirafı
Muhammed Salih, kitabın sadece kendi hayatını değil, aynı zamanda Özbekistan'ın siyasi tarihini de yansıttığını dile getirdi. 40 yaşına kadar edebiyatla iç içe bir yaşam sürdüğünü, ancak ülkesindeki gelişmelerin kendisini zorunlu olarak siyasete ittiğini anlatan Salih, Erk Partisi'nin kuruluş sürecini ve o dönemki zorlu mücadeleleri anımsattı. 1991 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerine değinen Salih, seçimi aslında kendisinin kazandığını ancak hileyle sonucun değiştirildiğini belirtti. Yıllar sonra Kerimov'un eski bir basın danışmanının bu durumu itiraf etmesinin, haklılığını ortaya koyduğunu ifade eden Salih, yaşadığı hiçbir şeyden pişmanlık duymadığını, doğru bir çizgide durduğunu ve bu şekilde ölmeyi arzuladığını dile getirdi.
Affetmenin getirdiği manevi huzur
Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biri olan düşmanları affetme konusuna da açıklık getiren Salih, bu durumu bir tür manevi kazanç olarak tanımladı. Nefret etmenin insanı tükettiğini, affetmenin ise aslında kişinin kendisine yaptığı bir iyilik olduğunu belirten Salih, bu yaklaşımını iyi anlamda bir egoizm olarak nitelendirdi. Yaşı ilerledikçe sevmenin nefret etmekten çok daha kıymetli olduğunu daha iyi anladığını söyleyen lider, Semerkand'da yapılan kitap tanıtımının kendisi için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. Uzun yıllar isminin bile telaffuz edilemediği ülkesinde, hayatını anlatan bir kitabın sunulmasının özgürlük yolunda atılmış ilk adımlardan biri olduğunu umut ettiğini belirtti. Özbekistan'a dönüp anne ve babasının kabrini ziyaret etme arzusunu da dile getiren Salih, bunun gerçekleşmemesi durumunda bile üzülmeyeceğini, her şeyin hayırlısını dilediğini sözlerine ekledi.