Türkiye, sahip olduğu devasa bor rezervleriyle dünya piyasalarında belirleyici bir konumda bulunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın güncel verilerine göre, dünya bor rezervlerinin yüzde 73’ünü elinde bulunduran Türkiye, aynı zamanda küresel bor üretiminin yüzde 48’ini tek başına gerçekleştiriyor. 2024 yılı itibarıyla 2,5 milyon tonluk satış hacmine ulaşan bu stratejik maden, Türkiye ekonomisine 1 milyar 322 milyon dolarlık bir gelir sağladı. Ancak Türkiye’nin hedefi, bu madeni sadece ham madde olarak ihraç etmek değil, katma değeri yüksek teknolojik ürünlere dönüştürerek dünya genelinde kullanım alanlarını genişletmek. Bu vizyon doğrultusunda, borun tarımsal üretimde bir devrim yaratması için başlatılan çalışmalar, İstanbul’da düzenlenen uluslararası bir etkinlikte masaya yatırıldı.
Küresel tarımda Türk imzası
İstanbul’da bir araya gelen yerli ve yabancı yatırımcılar, bor temelli tarım ürünlerinin geleceğini ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini değerlendirdi. Etkinlikte öne çıkan en dikkat çekici gelişme, Türkiye’de geliştirilen bor içerikli gübrelerin sınırları aşarak 9 farklı ülkede kullanılmaya başlanması oldu. Bor ile gübre üretimi yapan firmanın yönetim kurulu başkanı Harun Gündoğan, bu başarının uzun süreli testler ve titiz çalışmaların bir sonucu olduğunu vurguladı. Gündoğan, insan sağlığının ve toprağın sınır tanımadığını belirterek, Türk mühendisliğiyle geliştirilen bu ürünlerin Amerika’dan Kanada’ya, Azerbaycan’dan Kazakistan’a kadar geniş bir coğrafyada çiftçilerin yüzünü güldürdüğünü ifade etti. Toprağın verimliliğini artırmayı hedefleyen bu teknoloji, artık küresel tarım sektörünün yeni bir oyuncusu haline geldi.
Yatırımcıların bor stratejisi
Borun tarımsal verimlilik üzerindeki etkileri, yatırımcıların da dikkatini çekmeyi başardı. Etkinliğe katılan yatırımcı Mustafa İzci, başlangıçta duyduğu tereddütlerin, ürünün saha sonuçlarını ve üretim raporlarını inceledikten sonra yerini büyük bir güvene bıraktığını dile getirdi. Bir diğer yatırımcı Sergülen Bilen ise özellikle Çukurova gibi tarımsal üretimin kalbi olan bölgelerde bor temelli gübrelerin yaygınlaştığına dikkat çekti. Bilen, bu gübrelerin tarımsal verimi yüzde 20 ila 30 oranında artırma potansiyeline sahip olduğunu belirterek, önümüzdeki yıllarda küresel gübre pazarındaki değişimlerle birlikte Türk üretimi bor gübrelerinin çok daha stratejik bir konuma yükseleceğini öngördüklerini belirtti.
Stratejik madenden katma değerli ürüne
Türkiye’nin bor stratejisi, tarımla sınırlı kalmayıp sanayinin pek çok koluna uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, bor karbür ve ferrobor gibi yüksek katma değerli ürünlerin üretimini artırmayı temel hedefleri arasında tutuyor. Borun cam, seramik, metalürji, enerji ve savunma sanayii gibi kritik sektörlerdeki kullanımı, Türkiye’nin bu maden üzerindeki hakimiyetini daha da güçlendiriyor. İstanbul’daki buluşmada, bor temelli tarım uygulamalarının daha fazla ülkeye yayılması ve Türkiye’ye yeni uluslararası yatırımların çekilmesi için atılacak adımlar kararlaştırıldı. Toprağın ihtiyaç duyduğu elementleri bor ile karşılayan bu yeni nesil yaklaşım, Türkiye’nin sadece bir maden tedarikçisi değil, aynı zamanda tarımsal teknolojilerde de öncü bir ülke olma yolunda ilerlediğini kanıtlıyor.