Türkiye genelinde 6 bin 400 katılımcının görüşleri alınarak gerçekleştirilen ve sektördeki markaların itibarını mercek altına alan Türkiye İtibar Araştırması, gıda takviyesi alanında önemli bir sonucu ortaya koydu. MediaCat ve Veri Enstitüsü iş birliğiyle, araştırmacı Bekir Ağırdır öncülüğünde bu yıl ilk kez düzenlenen çalışma, tüketicilerin zihnindeki marka algısını iki aşamalı bir metodolojiyle ölçümledi. İlk aşamada tüketicilerin sektör bazında akıllarına gelen ilk markalar belirlenirken, ikinci aşamada finalistler güven, saygı, kalite ve sosyal sorumluluk gibi kritik kriterler üzerinden değerlendirildi. Bu titiz sürecin sonunda Orzax, gıda takviyesi kategorisinde en yüksek puanı alarak Türkiye'nin en itibarlı markası unvanına layık görüldü.
Güvenin arkasındaki bilimsel temel
Orzax CEO'su Yunus Emre Alimoğlu, elde edilen bu başarının tesadüf olmadığını, sağlık sektöründe güvenin ilan edilemeyecek, ancak uzun yıllar süren tutarlı çalışmalarla hak edilebilecek bir değer olduğunu ifade etti. Alimoğlu, sağlık alanında faaliyet gösteren bir kurum için bilimsel güvenilirliğin, itibarın temel taşlarından biri olduğunu belirterek, ham madde seçiminden üretim standartlarına kadar her aşamada şeffaflığın önemine dikkat çekti. Şirket olarak hiçbir zaman sadece itibarlı görünmeye odaklanmadıklarını, bunun yerine işlerini en iyi şekilde yapma gayreti içinde olduklarını belirten Alimoğlu, bazen kısa vadeli kazanç getirebilecek fırsatlara masada hayır diyebilmenin, bir şirketin gerçek değerlerini ve ilkelerini ortaya koyduğunu vurguladı. Bu ilkelerin, şirketin yol haritasında birer bariyer görevi görerek, karar süreçlerinde daha cesur ve sağlam adımlar atılmasını sağladığını dile getirdi.
Kaliteyi bir kültür olarak benimsemek
Orzax Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Müge Turan ise markanın ulaştığı bu noktanın, uzun vadeli büyüme stratejilerinin ve kaliteden ödün vermeyen üretim anlayışının bir sonucu olduğunu belirtti. Turan, şirketin Sağlığa Hediye mottosuyla kalite, bilim, etik değerler ve sürdürülebilirliği tek bir çatı altında topladığını ifade etti. Hammaddeden bitmiş ürüne kadar olan tüm süreçlerde kaliteyi yalnızca yasal bir zorunluluk olarak değil, kurumun Ar-Ge ve üretim kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak yönettiklerini vurgulayan Turan, sekiz yıldır sürdürdükleri pazar liderliğinin de bu marka değerinin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Küresel hedeflere doğru emin adımlar
Bugün Türkiye'deki üretim ve Ar-Ge yetkinliğini 50'den fazla ülkeye taşıyan Orzax, aynı zamanda biyoteknoloji yatırımlarıyla Türkiye'de üretimi bulunmayan pek çok ham maddenin yerli imkanlarla üretilmesine de öncülük ediyor. Şirket, elde ettiği bu itibarı küresel hedefleriyle birleştirerek, 2030 yılında dünyanın en büyük 10 gıda takviyesi şirketi arasına girmeyi, 2035 yılında ise ilk 5 içerisinde yer almayı hedefliyor. Bilim, şeffaflık ve sürdürülebilirlik ilkelerinden taviz vermeden büyümeyi sürdüreceklerini belirten yetkililer, teknolojinin sunduğu imkanların kurumsal sorumlulukları ortadan kaldırmadığını, aksine bu sorumluluğun her zaman kurumun temelinde yer aldığını hatırlatıyor.