Türkiye’de girişimciliğin bel kemiği haline gelen franchising sistemi, yerel markalarımızı dünya arenasına taşıyor. 10 Haziran Dünya Franchise Günü vesilesiyle sektördeki u değerlendiren UFRAD Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın, sistemin sadece bir büyüme modeli olmadığını, aynı zamanda bir marka ihracatı olduğunu vurguladı.
SEKTÖRÜN DEVASA EKONOMİK GÜCÜ
Türkiye’de bugün 3 bini aşkın zincir marka, 60 bini bulan şube sayısıyla dev bir ağ kurmuş durumda. Sektörün toplam ekonomik hacmi ise 60 milyar doların üzerine çıktı. Bu model sayesinde binlerce kişiye istihdam sağlanırken, yatırımcılar kanıtlanmış iş modelleriyle daha güvenli bir şekilde ticarete adım atıyor.
KÜRESEL PAZARDA TÜRK ETKİSİ
Şu an 400’ün üzerinde Türk markası, Avrupa'dan Orta Doğu'ya ve Türk Cumhuriyetlerine kadar pek çok bölgede şube açarak varlık gösteriyor. Sadece ürün değil, hizmet kültürünü ve işletme modelini de ihraç eden markalarımız, Türkiye'nin uluslararası itibarını güçlendiriyor. Genç nüfus ve dinamik özel sektör sayesinde Türkiye, bölgesel bir franchise merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Peki, bu büyüme senin için ne anlam ifade ediyor? Eğer kendi işini kurmak istiyorsan, bu sistem sana denenmiş bir operasyonel tecrübe sunarak hata payını düşürüyor. Gelecek dönemde daha fazla markanın globalleşmesiyle birlikte, Türk girişimcilerin dünya ticaretindeki ağırlığının daha da artması bekleniyor.