İstanbul, küresel ekonominin geleceğini şekillendiren kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Ticaret Bakanlığı'nın himayelerinde, Türk-Amerikan İş Adamları Derneği'nin (TABA-AmCham) organizasyonuyla gerçekleşen 2026 En İyi Uygulama Paylaşımı Konferansı (ACE BPSC 2026), Türkiye'nin sanayi ve teknoloji alanındaki yükselişini gözler önüne serdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımıyla düzenlenen etkinlikte, Türkiye'nin son yirmi yılda gerçekleştirdiği üretim hamlesi ve geleceğe dönük stratejik hedefleri masaya yatırıldı. Bakan Kacır, Türkiye'nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payını iki katına çıkardığını vurgulayarak, bu başarının tesadüf olmadığını, planlı bir üretim altyapısının sonucu olduğunu belirtti.
Teknolojik egemenlik ve üretim gücü
Bakan Kacır, konuşmasında dünya genelinde ekonomik yapıların ve teknolojik önceliklerin yeniden şekillendiği bir dönemden geçildiğine dikkat çekti. Serbest ticaretin yerini korumacı reflekslere bıraktığı bu yeni düzende, Türkiye'nin üretimde ve teknolojide stratejik özerkliği bir egemenlik meselesi olarak gördüğünü ifade etti. Güneş panellerinden ticari araçlara, mobilyadan tekstile kadar çok geniş bir yelpazede Avrupa değer zincirinin vazgeçilmez bir parçası haline geldiklerini belirten Kacır, 1700'ü aşkın Ar-Ge ve tasarım merkezinin yüksek nitelikli mühendislerle katma değerli üretim yaptığını dile getirdi. Türkiye'nin inovasyon ekosisteminin, savunma sanayindeki başarılarla somutlaştığını, İHA sistemlerinde dünya lideri konumuna gelindiğini ve kendi uydu, helikopter ve deniz platformlarını üretebilir hale gelindiğini hatırlattı.
Geleceğin teknolojileri ve dijital vizyon
Türkiye'nin teknoloji girişimciliğinde altın çağını yaşadığını belirten Bakan Kacır, 115 teknoparkta 13 binden fazla firmanın yarının teknolojilerini bugünden inşa ettiğini vurguladı. 2000'li yılların başında 29 bin olan Ar-Ge personeli sayısının bugün 311 bine ulaştığını belirten Kacır, Togg gibi projelerin bu vizyonun birer nişanesi olduğunu ifade etti. Dijitalleşme ve yapay zeka alanında da iddialı hedefler koyan Bakanlık, 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitesini 1 GW seviyesine çıkarmayı ve bu alanda 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçirmeyi planlıyor. Ayrıca, Ay aracının üretim süreçlerinin tamamlandığını ve 2027'nin ilk aylarında fırlatılmasının hedeflendiğini belirten Kacır, Somali'de kurulan uzay limanı ve özel uzay teknoparkı ile Türkiye'nin uzay yarışındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Küresel ticaretin yeni ekseni
Türkiye'nin lojistik ve sanayi alanındaki master planlarına da değinen Kacır, sanayi alanlarının 2030 yılına kadar 350 bin hektara çıkarılacağını açıkladı. Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu gibi projelerin, Türkiye'yi Orta Asya'dan Körfez'e kadar uzanan devasa bir ticaret ağının merkezine yerleştirdiğini belirtti. ABD ile olan ekonomik ilişkilere özel bir parantez açan Bakan Kacır, Türkiye'nin Amerikalı yatırımcılar için köklü ve güvenli bir liman olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğinde, 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için ortak bir siyasi iradenin bulunduğunu belirten Kacır, yatırımcıları Türkiye'nin sunduğu bu yeni fırsatları değerlendirmeye davet etti.