Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik iş birliğinin ulaştığı tarihi seviyeleri değerlendirmek üzere Türkiye-Kuzey Ren Vestfalya İş Forumu’nda önemli açıklamalarda bulundu. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin sadece rakamsal bir büyüme değil, aynı zamanda stratejik bir ortaklık ekseninde derinleştiğini belirten Bakan Bayraktar, mevcut 50 milyar dolarlık ticaret hacminin, belirlenen 60 milyar dolarlık ortak hedefe doğru istikrarlı bir şekilde ilerlediğini ifade etti. Özellikle Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin bu ticari ilişkilerin merkez üssü konumunda olduğunu vurgulayan Bayraktar, eyaletle olan ticaret hacminin tek başına 11 milyar euronun üzerine çıktığını belirtti. Bölgede faaliyet gösteren bin 300’den fazla Türk şirketinin, hem ticaret hem de istihdam alanında sağladığı katkıların iki ülke arasındaki bağları güçlendirdiğini dile getirdi.
Enerji Güvenliğinde Yeni Stratejik Ortaklıklar
Küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların ve jeopolitik krizlerin, kaynak çeşitliliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, enerji güvenliğinin endüstriyel rekabet gücü için vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı. Avrupa’nın yaşadığı enerji krizinin maliyetler üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikasını arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır emisyon hedefi olmak üzere üç temel direk üzerine inşa ettiklerini belirtti. Türkiye’nin nihai vizyonunun tamamen enerji bağımsızlığına sahip bir ülke olduğunu ifade eden Bakan, bu süreçte Almanya ile doğal gazdan yeşil hidrojene, modern elektrik şebekelerinden kritik ham maddelere kadar uzanan yeni nesil ortak projelerin hayata geçirilebileceğinin altını çizdi.
Yenilenebilir Enerjide Devrim ve Finansal İş Birliği
Türkiye’nin elektrik tüketiminde Avrupa’da Almanya ve Fransa’nın ardından üçüncü sırada yer aldığını hatırlatan Bayraktar, artan talebe rağmen yenilenebilir enerji kurulu gücünün yüzde 63’ü aştığını belirtti. 2025 yılı verilerine göre, rüzgar ve güneş enerjisinden üretilen elektriğin endüstriyel tüketimin yaklaşık yüzde 75’ini karşıladığını ifade eden Bakan, bu başarının sürdürülebilir bir model olduğunu vurguladı. Temiz enerjiye geçiş sürecinde küresel düzeyde yaşanan finansman açığına da değinen Bayraktar, Almanya’nın finansal gücünün ve sermaye desteğinin bu noktada belirleyici bir rol oynayabileceğini belirtti. Türkiye’nin proje yürütme kapasitesi ile Almanya’nın finansal imkanlarının birleştirilmesinin, iddialı geçiş hedeflerini somut varlıklara dönüştüreceğini ifade etti.
COP31 ile Küresel Sahneye Yeni Vizyon
Türkiye’nin enerji ve iklim vizyonunu daha da ileriye taşıma kararlılığında olduğunu belirten Bakan Bayraktar, bu yılın ilerleyen dönemlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacakları COP31 zirvesine işaret etti. Zirve kapsamında küresel topluma yenilenebilir enerji, şebeke yatırımları ve iklim değişikliği ile mücadele konusunda çok daha iddialı ve uzun vadeli hedefler açıklayacaklarını duyurdu. Forum sırasında enerji, lojistik ve inovasyon alanlarında imzalanan ticari anlaşmaların, iki ülke arasındaki yatırım iştahının ne kadar yüksek olduğunu kanıtladığını belirten Bayraktar, Türkiye’nin TANAP ve Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi projelerle kanıtladığı enerji koridoru olma tecrübesini, Alman ortaklarıyla birlikte Avrupa’nın arz güvenliğini güçlendirmek için kullanmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.