Vestel Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret AŞ, 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal verilerini Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden kamuoyuyla paylaştı. Şirket, son üç çeyrektir negatif bölgede seyreden faaliyet kârlılığını, uyguladığı stratejik dönüşüm programı sayesinde yeniden artıya geçirmeyi başardı. Temmuz-eylül dönemini kapsayan bu süreçte, şirketin satış gelirleri bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 13,2 oranında bir artış göstererek 15,7 milyar TL seviyesine ulaştı. Özellikle ikinci çeyrekte eksi 140 milyon TL olarak kaydedilen FAVÖK, bu dönemde 1,6 milyar TL seviyesine yükselerek güçlü bir geri dönüşe imza attı ve yüzde 10 gibi önemli bir FAVÖK marjı yakalandı.
Operasyonel iyileştirmeler meyvelerini veriyor
Şirketin finansal raporlarında öne çıkan en dikkat çekici detaylardan biri, brüt kâr marjındaki hızlı yükseliş oldu. İkinci çeyrekte yüzde 0,4 seviyesinde kalan brüt kâr marjı, üçüncü çeyrekte yüzde 13,6 seviyesine çıkarak operasyonel verimlilikteki artışı gözler önüne serdi. Yönetim tarafından yapılan açıklamada, bu başarının arkasında ürün gamı yönetimindeki disiplinli yaklaşım, hammadde marjlarındaki iyileşmeler ve yapısal maliyet yönetimi gibi stratejik adımların yattığı belirtildi. Şirket, bu sonuçların operasyonel yeniden yapılandırma sürecinin ilk somut ve olumlu yansımaları olduğunu vurguladı.
Değer odaklı büyüme stratejisi
Vestel CEO’su Gökhan Sığın, geçtiğimiz günlerde yaptığı değerlendirmelerde şirketin artık hacim odaklı büyüme yerine değer oluşturmaya dayalı bir iş modelini benimsediğini ifade etmişti. Bu yeni vizyon çerçevesinde beyaz eşya faaliyetlerine ağırlık verilirken, üretim verimliliğini artıracak ve sabit maliyetleri minimize edecek çalışmaların önceliklendirildiği belirtildi. Ayrıca Vestel Mobilite çatısı altındaki enerji depolama ve megavat ölçeğindeki şarj teknolojileri gibi alanların, grubun gelecekteki büyüme stratejisinde kritik bir rol oynayacağı kaydedildi. Şirket, borç yapısında da önemli bir değişikliğe giderek uzun vadeli borçların toplam finansal borçlar içindeki payını yüzde 26'dan yüzde 41'e çıkardı ve böylece borç vade profilini daha sağlıklı bir yapıya kavuşturdu.
Zorlu piyasa koşullarına rağmen ivme kazanımı
Yılın ilk dokuz ayına bakıldığında, ilk iki çeyrekteki zayıf performansın etkilerinin kümülatif sonuçlarda hissedildiği görülüyor. Dokuz aylık satış gelirleri, piyasa koşullarının zorluğu ve satış hacimlerindeki daralma nedeniyle geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 oranında geriledi. Şirket yönetimi, bu dokuz aylık kümülatif verilerin henüz operasyonel iyileştirmelerin tam etkisini yansıtmadığını, ancak üçüncü çeyrekteki performansın ana faaliyetlerdeki ivmenin güçlendiğini kanıtladığını belirtti. Öte yandan, nominal kurdaki değer kaybının yurt içi enflasyonun altında kalması, ihracat maliyetleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ederken, fiyatlama esnekliğini de kısıtlayan bir faktör olarak raporda yer aldı. Buna karşın, yabancı para cinsinden borçlanmaların payındaki artış, yılın ilk dokuz ayında ödenen faiz tutarlarının geçen yıla göre azalmasına katkı sağladı.