Osmanlı tarihinin en çok tartışılan kurumlarından biri olan Yeniçeri Ocağı, kuruluşunun 200’üncü yıl dönümünde düzenlenen geniş çaplı bir kongreyle akademik düzlemde tekrar incelendi. Milli Savunma Üniversitesi bünyesinde gerçekleşen toplantılarda, askerlikten sanata kadar pek çok alanda iz bırakan bu yapı, farklı disiplinlerden gelen uzmanlarca derinlemesine analiz edildi.

Geçmişle hesaplaşmanın önemi
Harp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Gültekin Yıldız, Yeniçeriler üzerine yapılan akademik çalışmaların bugüne kadar büyük oranda tek tip yorumlara dayandığını hatırlattı. Yıldız, yeni verilerin ve farklı dillerdeki arşiv belgelerinin, ocağın kaldırılma sürecine dair ezberleri bozduğuna dikkat çekti. Genç tarihçilere çağrıda bulunan Yıldız, sadece yeni belge bulmanın değil, mevcut literatürle hesaplaşmanın da bilimsel derinlik için şart olduğunu belirtti.

Çok yönlü bir kurum olarak Yeniçeriler
Konferans boyunca uzmanlar, Yeniçeri Ocağı'nı sadece bir askeri birlik olarak değil, aynı zamanda idari ve sosyal bir yapı olarak ele aldı. Prof. Dr. Ahmet Önal, ocağın sanatçılar, mühendisler ve alimler yetiştiren bir okul işlevi gördüğünü vurguladı. Kongre sonunda tüm tebliğlerin kitaplaştırılarak bilim dünyasına kazandırılması için çalışmaların hızlandırılması kararı alındı. Bu çalışmaların, Osmanlı'nın 4 asrına dair eksik kalan parçaları tamamlaması bekleniyor.