Türkiye’nin sağlık gündeminde kritik bir yer tutan sepsis vakaları, yoğun bakım ünitelerindeki en büyük tehditlerden biri olmaya devam ediyor. Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Veribilimi Çalışma Grubu tarafından gerçekleştirilen ve Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan TURKSOFA-2 araştırması, yoğun bakımlardaki acı tabloyu gözler önüne serdi. 44 ilde, 7 bölgeyi kapsayan ve 143 farklı yoğun bakım ünitesinde 3 bin 368 hasta üzerinde yürütülen bu geniş çaplı çalışma, sepsis kaynaklı ölümlerin boyutlarını somut verilerle ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, yoğun bakım yataklarında tedavi gören her beş hastadan ikisi sepsis tanısıyla mücadele ediyor. Daha da endişe verici olan ise, bu hastaların 30 gün içindeki ölüm oranının yüzde 50,5 gibi oldukça yüksek bir seviyede seyretmesi. Sepsis tanısı almayan hastalarda bu oran yüzde 24,5 seviyesinde kalırken, sepsisli vakaların yarısının kaybedilmesi durumun ciddiyetini bir kez daha vurguluyor.
Zamana karşı yarışta yeni stratejiler
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, elde edilen verilerin sadece bir istatistik değil, aynı zamanda ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti. Sepsis tedavisinde zamanın hayati bir faktör olduğunu belirten Prof. Dr. Gül, enfeksiyonların yarısından fazlasının akciğer kaynaklı olduğunu ve antimikrobiyal direncin klinik süreçleri zorlaştırdığını dile getirdi. Artık sadece farkındalık yaratmanın yeterli olmadığını savunan uzmanlar, sürdürülebilir sağlık politikalarının ve ulusal eylem planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. 2026 Dünya Sepsis Günü kapsamında öne çıkan beş temel yatırım alanı arasında sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi, bilimsel inovasyonun desteklenmesi ve sepsisten sağ kalan hastaların rehabilitasyonu gibi kritik başlıklar yer alıyor.
Teknolojik destek ve toplumsal farkındalık
Sepsis mücadelesinde erken teşhisin önemine dikkat çeken Vantive Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Volkan Doğan, yoğun bakım hekimlerini yenilikçi teknolojilerle buluşturmanın hayat kurtarıcı bir adım olduğunu belirtti. Şirket olarak Zamana Karşı Hayat Kurtarma Yarışı mottosuyla hareket ettiklerini ifade eden Doğan, bu mücadelenin ancak kurumlar arası güç birliğiyle aşılabileceğini vurguladı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen Sepsiste Algı ve Gerçekler anketi ile Sepsiste Gerçek Başarı Hikayeleri paneli, konunun uzmanları tarafından detaylıca ele alındı.
Sepsise karşı yürüyüş
Bilimsel verilerin paylaşılmasının ardından, toplumsal bilinci artırmak amacıyla Kalamış Sahil Parkuru’nda bir farkındalık yürüyüşü düzenlendi. Sağlık profesyonellerinin yoğun katılım gösterdiği bu etkinlik, sepsis konusundaki toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefliyor. Uzmanlar, sepsisi önlenebilir ölümlerin başında gelen bir sağlık sorunu olarak tanımlarken, kamuoyunun bu konuda daha bilinçli olması gerektiğinin altını çiziyor. Sepsis ile mücadelede atılan her doğru adımın, yoğun bakım ünitelerinde kazanılmış bir hayata karşılık geldiği gerçeği, sağlık politikalarının merkezine yerleştirilmesi gereken en önemli öncelik olarak görülüyor.