Havadis | İzmir | Bacaklarınızdaki orantısız şişlik sadece kilo sorunu olmayabilir: Lipödem gerçeği

Bacaklarınızdaki orantısız şişlik sadece kilo sorunu olmayabilir: Lipödem gerçeği

Yıllarca diyet ve egzersizle geçmeyen bacak ağrıları ve orantısız yağlanma, aslında kronik bir hastalık olan lipödemin habercisi olabilir. Uzmanlar, bu durumun estetik bir kaygıdan öte, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurguluyor.

Yıllarca diyet ve egzersizle geçmeyen bacak ağrıları ve orantısız yağlanma, aslında kronik bir hastalık olan lipödemin habercisi olabilir. Uzmanlar, bu durumun estetik bir kaygıdan öte, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi gereken ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurguluyor.

Bacaklarınızdaki orantısız şişlik sadece kilo sorunu olmayabilir: Lipödem gerçeği
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Pek çok kadın, bacaklarında ve kalça bölgesinde oluşan orantısız yağ birikimini uzun yıllar boyunca sadece kilo problemi veya selülit olarak tanımlayıp geçiştiriyor. Ancak bu durum, aslında Dünya Sağlık Örgütü tarafından da kronik bir hastalık olarak kabul edilen lipödemin en belirgin işaretlerinden biri olabilir. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi uzmanları, hastaların doğru tanıya ulaşmakta yaşadığı gecikmelerin, tedavi sürecini zorlaştırdığına ve yaşam kalitesini ciddi oranda düşürdüğüne dikkat çekiyor. Klasik yöntemlerle çözülemeyen bu tablo, sadece estetik bir kaygı değil, dolaşım ve kas-iskelet sistemini doğrudan etkileyen tıbbi bir süreç olarak ele alınmalıdır.

Tanı sürecinde kaybedilen yıllar

Hastaların büyük bir kısmının yanlış yönlendirmelerle sadece zayıflamaya odaklanarak vakit kaybettiğini belirten Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Mustafa Karaçelik, lipödemin doğru teşhis edilmesinin tedavi başarısının ilk ve en önemli adımı olduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Karaçelik, klinik değerlendirmelerin yanı sıra Doppler ultrasonografi gibi yöntemlerle hastanın dolaşım sisteminin detaylıca incelenmesi gerektiğini vurguluyor. Lipödem vakalarına sıklıkla venöz yetmezlik, varis veya lenfatik dolaşım bozukluklarının eşlik edebildiğini belirten uzmanlar, hastanın sadece dış görünüşüne değil, tüm vücut sağlığına odaklanan bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini savunuyor.

Hareket kabiliyetini koruyan bütüncül tedavi

Lipödemle mücadelede hedeflenen temel noktanın sadece yağ dokusunu azaltmak değil, hastanın ağrılarını dindirmek ve günlük yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Aşkın, tedavi planının kişiye özel hazırlandığını belirtiyor. Kompresyon tedavisi, manuel lenf drenajı ve hastanın fiziksel kapasitesine uygun egzersiz programları, güncel uluslararası kılavuzların önerdiği temel tedavi taşlarını oluşturuyor. Yüzme, bisiklet ve su içi egzersizler gibi aktiviteler, kas gücünü destekleyerek hastanın hareket kısıtlılığı yaşamasının önüne geçmeyi amaçlıyor.

Beslenme alışkanlıklarında sürdürülebilir denge

Tedavi sürecinin bir diğer önemli ayağını ise beslenme düzeni oluşturuyor. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Hande Selin Ok, lipödem hastalarında hızlı kilo verme odaklı şok diyetlerin aksine, inflamasyonu azaltmaya yönelik anti-inflamatuar bir beslenme modelinin benimsenmesi gerektiğini vurguluyor. Rafine karbonhidratlar, şeker ve işlenmiş gıdalardan uzak durulması gerektiğini belirten Ok, her hastanın tiroid veya polikistik over gibi eşlik eden diğer sağlık sorunlarının da göz önünde bulundurularak kişiye özel bir beslenme planı oluşturulmasının önemine değiniyor.

Kişiye özel tedavi planlaması

Prof. Dr. Mustafa Karaçelik, lipödem tedavisinde tek tip bir yaklaşımın mümkün olmadığını, hastalığın evresine ve şikâyetlerin şiddetine göre strateji belirlendiğini hatırlatıyor. Bazı durumlarda egzersiz ve kompresyon yeterli olurken, bazı hastalarda damar tedavileri veya cerrahi müdahalelerin gündeme gelebileceğini belirten uzmanlar, asıl amacın bacakların görünümünü değiştirmekten ziyade, hastanın ağrısız ve hareketli bir yaşam sürmesini sağlamak olduğunu yineliyor. Uzmanlar, hastaların kendilerine sadece diyet yapmalarını söyleyen öneriler yerine, bu durumu bir hastalık olarak kabul eden ve multidisipliner bir bakış açısıyla değerlendiren bir sağlık ekibiyle yola çıkmaları gerektiğini tavsiye ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız