İzmir'de 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüyle ilgili yürütülen hukuki süreçte kritik bir dönemece girildi. Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu olan 26 yaşındaki Dorukhan'ın ölümü, başlangıçta kayıtlara intihar olarak geçmiş olsa da, ailenin ve hukukçuların ısrarlı takibiyle dosya yeniden derinlemesine incelemeye alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, olayın üzerindeki sis perdesini aralayacak yeni bir ek iddianame hazırlandı. Mahkeme tarafından kabul edilen bu iddianame, mevcut dava dosyasıyla birleştirilerek yargılamanın kapsamını genişletti.

Delil Karartma Şüphesi İddianamede Yer Aldı
Soruşturma dosyasında yer alan çarpıcı detaylar, olayın ilk anından itibaren maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının sistematik bir şekilde engellendiğini gözler önüne seriyor. İddianamede, hukuk devletinin hiçbir olayı zamanın akışına terk edemeyeceği vurgulanırken, delil süreçlerine müdahale edildiğine dair kuvvetli şüpheler bulunduğu belirtildi. Özellikle olay yerinin korunmaması, biyolojik materyallerin bilimsel incelemeye elverişsiz hale getirilmesi ve kamera kayıtlarının eksik temin edilmesi gibi unsurlar, delil muhafaza zincirinin ciddi şekilde zedelendiğini kanıtlar nitelikte. Teknik incelemeler sonucunda, dosyaya sonradan giren bazı görüntülerin kaynak bilgilerinin silindiği ve üzerinde oynama yapıldığına dair tespitler, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini engelleyen müdahalelerin boyutunu ortaya koyuyor.

Darp İzi ve Yüksekten Düşme İhtimali
İddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, Dorukhan Büyükışık'ın ölüm mekanizmasına dair yapılan yeni değerlendirmeler oldu. Otopsi raporunda yer alan genel beden travması ve kaburga kırıklarının, yüksekten düşme ihtimalini bilimsel olarak dışlayan bir yaklaşımla ele alındığı görülüyor. İddianamede, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle, muhtemelen bir demir çubukla vurularak darp edildiği ve bu şekilde öldürülmüş olabileceği kanaatine varıldı. Bu tespit, olayın basit bir kaza veya intihar değil, cinayet şüphesi taşıyan bir olay olduğunu destekleyen en somut bulgulardan biri olarak dosyaya girdi.

26 Sanık İçin Hapis İstemi
Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte, aralarında inşaat firması sahipleri, polis memurları ve şantiye çalışanlarının da bulunduğu 26 şüpheli hakkında hapis cezası talep edildi. İnşaat sahipleri ve diğer sivil sanıklar hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlamasıyla 5 yıla kadar hapis cezası istenirken, kamu görevlisi olan 9 polis memuru için ise 7,5 yıla kadar hapis cezası öngörüldü. Dönemin emniyet müdürleri ve olay yeri inceleme ekiplerinin de dahil olduğu bu isimler, maddi gerçeğin gizlenmesinde rol oynamakla suçlanıyor. İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden yargılama süreci, tüm bu yeni deliller ve birleştirilen dosyalarla birlikte, Dorukhan Büyükışık'ın ölümündeki sır perdesini tamamen kaldırmayı hedefliyor.
