Havadis | İzmir | Ebeveynlerin 'Benim Çocuğum Yapmaz' Yanılgısı Toplumsal Bir Felakete Dönüşüyor

Ebeveynlerin 'Benim Çocuğum Yapmaz' Yanılgısı Toplumsal Bir Felakete Dönüşüyor

Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, ailelerin çocuklarının şiddet eğilimlerini görmezden gelmesinin ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı acil önlem çağrısında bulundu.

Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, ailelerin çocuklarının şiddet eğilimlerini görmezden gelmesinin ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı acil önlem çağrısında bulundu.

Ebeveynlerin 'Benim Çocuğum Yapmaz' Yanılgısı Toplumsal Bir Felakete Dönüşüyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Günümüzde ailelerin çocuklarına yönelik sergilediği aşırı korumacı ve gerçeklerden kopuk yaklaşımlar, uzmanlar tarafından toplumsal bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Özellikle çocukların davranışlarındaki olumsuz değişimleri fark etmesine rağmen, ebeveynlerin 'benim çocuğum yapmaz' savunmasıyla bu durumu reddetmesi, şiddet eğilimlerinin büyümesine ve telafisi imkansız acı olayların yaşanmasına zemin hazırlıyor. Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, bu tutumun sadece bireysel değil, toplumsal bir vahşet döngüsünü tetiklediğini vurguluyor.

Dijital Dünyanın Görünmez Tehlikeleri ve Çocuklar

Çocukların gelişim evrelerinin artık tamamen dijital bir atmosferde şekillendiğini belirten Prof. Dr. Akın, 0-3 yaş grubundaki bebeklerin dahi ekranla tanıştığına dikkat çekiyor. Z ve alfa kuşağı olarak adlandırılan bu nesil, okul öncesi dönemden itibaren denetimsiz internet portalları ve şiddet içerikli oyunlarla karşı karşıya kalıyor. Özellikle 12-15 yaş aralığında şiddet eğilimlerinin daha belirgin hale geldiğini ifade eden Akın, bu durumun ülkemizde alarm zillerini çaldırdığını belirtiyor. Çocuk Koruma Kanunu'ndaki düzenlemeler ve sosyal medya kısıtlamaları gibi adımlar atılsa da, dijital dünyanın sunduğu sınırsız ve denetimsiz içerik evreni, çocukların zihinsel ve ahlaki gelişimini tehdit etmeye devam ediyor.

Dijital Okuryazarlık Bir Eğitim Zorunluluğu

Teknoloji ve yapay zekanın hızla geliştiği bir çağda, çocukları bu dünyadan tamamen izole etmenin gerçekçi bir çözüm olmadığını savunan Prof. Dr. Akın, dijital okuryazarlığın ilkokuldan liseye kadar müfredata dahil edilmesinin hayati bir zorunluluk olduğunu ifade ediyor. Çocuklara dijital dünyayı nasıl güvenli kullanacaklarını, hangi içeriklerin zararlı olduğunu ve kişisel gelişimlerini bu araçlarla nasıl destekleyeceklerini öğretmek, ebeveynlerin ve eğitimcilerin en temel sorumlulukları arasında yer alıyor. Dijital ortamları akademik ve bireysel gelişim için güvenli birer liman haline getirmek, ancak bilinçli bir eğitim süreciyle mümkün olabilir.

Rol Model Olarak Ebeveynlerin Sorumluluğu

Çocukların karakterlerinin ev ortamında şekillendiğini ve anne-babalarını birer ayna gibi yansıttıklarını hatırlatan Prof. Dr. Akın, şiddet içeren veya merhametten uzak bir aile ortamında büyüyen çocuğun, bu olumsuz davranışları normalleştirdiğini belirtiyor. Ebeveynlerin çocuklarına 'kimsenin sana müdahale etmesine izin verme' gibi söylemlerle yanlış bir özgürlük algısı aşılaması, çocukların toplumsal ve kültürel değerleri reddetmesine neden oluyor. Bu durum, çocukların ailelerine karşı bireysel haklarını bir kalkan olarak kullanmalarına ve okul ortamlarında birbirlerini olumsuz etkilemelerine yol açıyor. Gerçek bir aile olmanın değerini, sevgiyi ve şefkati çocuklarına yaşatarak öğreten ebeveynler, çocuklarının şiddetten uzak, erdemli bireyler olarak yetişmesinde en büyük rolü üstleniyor. Okul ve öğretmenlerle kurulacak sıkı bir iş birliği, çocuğun gelişimindeki olumsuz sinyalleri erkenden fark etmek ve doğru müdahalelerde bulunmak için büyük önem taşıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız