İzmir'de yaşayan 45 yaşındaki Fidan Kılınç, halk arasında 'tavukkarası' olarak bilinen Stargardt hastalığı nedeniyle 17 yaşından itibaren görme kaybı yaşamaya başladı. 2009 yılında kendisi gibi görme engelli olan Erdal Kılınç ile evlenen Fidan Kılınç, 33 yaşında kızı Deniz'i dünyaya getirirken görme yetisini tamamen kaybetti. Ancak o, hayata küsmek yerine birbirinden farklı model ve renkte çantalar örmeye başladı. Hobi olarak başladığı bu işte artık sipariş alarak ev ekonomisine destek oluyor.

Ailece örgü yetenekleri olduğunu ve görme yetisini kaybetmeden önce dantel örmeye ilgisinin bulunduğunu belirten Kılınç, "Örgü yaparken, renk seçerken, model bulurken görmem gerektiği için bir süre her şeyden uzak kaldım. Ama bu anlamda kızım ve eşim çok destek oldular, ben de biraz çalıştım. 'Yapabilir miyim?' diye denedim ve oldu. Biraz da çaba ve istemekle alakalı olduğunu fark ettim. Sonra ördüğüm çantalar etrafımda çok beğenildi ve talep almaya başladı" dedi.

KENDİNİ DAHA GÜÇLÜ HİSSEDİYOR
Sanal medyada 'Ören Gören Eller' adında bir hesap açtığını belirten Kılınç, "Yaptıklarımı açtığım hesaptan da tanıtmaya başladım. Kızım çekimlerini yapıyor ve sipariş alıyoruz. Sayfa açmaktaki amacım başlangıçta benim durumumdaki kişilere örnek olmak, mücadelemi anlatmaktı. Belki bir insan için tüm bu örgüleri yapmak çok bir şey değil ama benim için önemi bir başarıydı. Bu sayede hem eşime destek olabiliyorum hem de kendimi daha güçlü hissediyorum. Hayat yaşamaya değer. Mücadeleyi bırakmamak gerekiyor. Hayata tekrar gelme şansımız yok. Tabii bazen bir çantada ton farkı olarak hata yapabiliyorum. Bir ilmek kaçırdığım zaman ördüğüm çantayı söküp tekrar başladığım zamanlar oldu. Birçok şeyi aklımda tutmak zorundayım. Kızım ve eşimin desteği dışında renk tanıyan telefon uygulamalarından da yardım alıyorum. Hayal gücümü ve yaratıcılığımı kullanıyorum. Bazı çantalar tamamen kendi tasarımım" diye konuştu.

ANNEMLE GURUR DUYUYORUM
Deniz Kılınç (13) ise annesiyle gurur duyduğunu belirterek, "Sanal medyaya video koyarken, çekimleri yaparken anneme yardımcı oluyorum. Anneme ip alışverişi sırasında renkler konusunda destek olmaya çalışıyorum. Yaptığı çantalar çok beğenildi. Özellikle böyle bir yeteneğinin olması, hayata tutunması benim için de örnek oldu" dedi.

HEM KENDİSİNİ VE ETRAFINI MUTLU EDİYOR HEM DE EKONOMİYE KATKIDA BULUNUYOR
Erdal Kılınç ise eşinin çanta örerek hayata tutunması nedeniyle mutlu olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Kendisini canı gönülden destekliyorum. Çünkü ben de yüzde 90 görme engelliyim. Hayat bahane sevmeyecek kadar kısa. Biz o kısacık zaman dilimini anlamlı kılmaya çalışıyoruz. Eşime ördüğü çantaları astarlanması için terziye götürülmesi ya da satış olacaksa tedarikçiye teslim edilmesi kısımlarında destek oluyorum. Tüm bunları keyifle yapıyorum. Çünkü görme engelli bir insan, tek başına dışarıda çok da rahat hareket edemiyor. Ancak şimdi hem kendisini, etrafını mutlu ediyor hem de aile ekonomisine katkıda bulunuyor."



