İzmir'de 12 Temmuz 2024 tarihinde yaşanan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan elektrik akımı faciasına ilişkin hukuki süreçte yeni bir döneme girildi. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Ceza Dairesi'nde görülen davada dosyaya giren üçüncü bilirkişi raporu, olayın sadece o günkü sağanak yağışla açıklanamayacağını, aksine 2015 yılından 2024 yılına kadar uzanan bir ihmaller zincirinin sonucu olduğunu ortaya koydu. Raporda, facianın tek bir ani hatadan ziyade, yıllara yayılan altyapı tasarım kusurları ve müdahale eksikliklerinin birleşimiyle meydana geldiği vurgulandı.

Dokuz yıllık ihmaller zinciri
Bilirkişi heyetinin hazırladığı kapsamlı raporda, 2015 yılında yer altına döşenen elektrik kablolarının proje, yapım, kontrol ve kabul süreçlerinde yeterli derinlik ile mekanik koruma standartlarının sağlanamadığı tespit edildi. Bu yapısal eksikliklerin, yıllar içerisinde oluşan diğer olumsuzluklarla birleşerek faciaya zemin hazırladığı belirtildi. Özellikle 2024 yılının ocak ayında yapılan yağmur suyu imalatı sırasında, elektrik kablolarının bulunduğu dar altyapı koridoruna müdahale edilmediği, 9 Ocak 2024 tarihindeki arıza onarımında ise riskin kalıcı olarak giderilmesi yerine geçici çözümlerle yetinildiği kaydedildi. Raporda, yüzey suyunun tahliye edilememesi ile faz-toprak arızasını güvenli sürede kesemeyen koruma sisteminin yetersizliğinin, trajediyi kaçınılmaz kıldığı ifade edildi.

Faciaya giden süreç ve yargılamadaki son durum
Olay günü, İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz, sağanak nedeniyle suyla dolan yolda yürürken elektrik akımına kapılmış, onu kurtarmak isteyen İnanç Öktemay da aynı akıma kapılarak hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 42 kişi hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmış, yerel mahkeme birçok sanığa hapis cezası vermişti. Ancak istinaf mahkemesi bu kararı kaldırarak yeniden yargılama sürecini başlattı. İstinaf aşamasında tutuklu sanıkların tahliye edilmesiyle birlikte, şu an davada tutuklu sanık bulunmuyor. Öte yandan, İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki üst düzey yetkililerin de dahil olduğu yeni bir yargılama süreci eş zamanlı olarak devam ediyor.

Kusur dağılımı ve mahkeme süreci
Bilirkişi raporunda sanıkların kusur durumları da detaylandırıldı. Heyet, Doğan Kılıç ile GDZ Elektrik çalışanları Fırat Akbay ve Mesut Türkan'ı asli-ağır kusurlu olarak tanımladı. Raporda 6 sanığın asli-ikincil, 7 sanığın tali-kuvvetli, 10 sanığın ise tali-zayıf kusurlu olduğu belirtilirken, 13 sanık hakkında herhangi bir kusur atfedilmedi. Bu yeni raporun, 4 Eylül tarihinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Ceza Dairesi'nde görülecek duruşmada nasıl bir etki yaratacağı merakla bekleniyor. Yargı süreci, hem altyapıdaki yapısal hataların sorumlularını hem de denetim mekanizmalarındaki eksiklikleri ortaya çıkarmaya devam ediyor.



