İzmir'de 12 Temmuz 2024 tarihinde yaşanan ve iki kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trajik olay, hukuk dünyasında yeni bir sürece evrildi. Sağanak yağışın etkili olduğu akşam saatlerinde, sokak ortasında elektrik akımına kapılan İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz ve onu kurtarmak isterken aynı akıma kapılan İnanç Öktemay'ın ölümüyle ilgili yürütülen yargılamada, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Ceza Dairesi önemli bir karar verdi. Yerel mahkemenin daha önce verdiği hapis cezalarını kaldıran istinaf mahkemesi, dosyayı yeniden ele alırken tutuklu bulunan tüm sanıkların tahliyesine hükmetti. Bu kararla birlikte, kamuoyunda büyük yankı uyandıran davada şu an için tutuklu sanık kalmadı.

Dokuz yıllık ihmaller zinciri bilirkişi raporunda
Davanın seyrini değiştiren en önemli unsurlardan biri, dosyaya giren üçüncü bilirkişi raporu oldu. Uzmanlar tarafından hazırlanan bu kapsamlı raporda, olayın sadece o günkü yağışla ilgili olmadığı, 2015 yılından 2024 yılına kadar uzanan bir ihmaller silsilesinin sonucu olduğu vurgulandı. Raporda, yer altındaki elektrik kablolarının döşenmesi sırasında yeterli derinlik ve mekanik koruma standartlarına uyulmadığı, altyapı tasarımında yapısal eksikliklerin bulunduğu tespit edildi. Özellikle 2024 yılının Ocak ayında yapılan arıza onarım çalışmalarında, riskin kalıcı olarak giderilmek yerine geçici çözümlerle geçiştirildiği ve bu durumun faciaya zemin hazırladığı belirtildi. Yüzey suyunun tahliye edilememesi ve koruma sistemlerinin arızayı zamanında ayıramaması da felaketi tetikleyen unsurlar arasında gösterildi.

Yeniden yargılama ve yeni sanıklar
İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararları bozarak bazı sanıklar için yeniden yargılama süreci başlattı. Cengiz Topel Demircan, Ahmet Demircan, Cenan Demircan, Volkan Şirin, Mustafa Atakan, Necati Ergin, Ali Arcan, Mehmet Fatih Tosun, Mert Ceylan, Koray Arif Fırat, Ekrem Yıldırım ve Sefa Pişkinleblebici gibi isimlerin dahil olduğu bu süreçte, mahkeme heyeti olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için İTÜ ve ODTÜ öğretim üyelerinden oluşan beş kişilik yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirdi. Öte yandan, olayla bağlantılı olarak İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki üst düzey yöneticiler ve mühendisler hakkında da ayrı bir yargılama süreci başlatıldı. Bu durum, davanın kapsamının genişlediğini ve sorumluluk zincirinin daha derinlemesine inceleneceğini gösteriyor.

Kusur dağılımı ve davanın geleceği
Bilirkişi raporunda sanıkların kusur durumları da detaylandırıldı. Doğan Kılıç ile Gediz Elektrik çalışanları Fırat Akbay ve Mesut Türkan asli ve ağır kusurlu olarak nitelendirilirken, diğer sanıklar için farklı derecelerde kusur atıfları yapıldı. Bazı sanıklar için ise herhangi bir kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirildi. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Ceza Dairesi'nde devam eden duruşmalarda, taraf avukatları ve sanıklar hazır bulunarak savunmalarını yapmaya devam ediyor. Mahkeme, hem hayatını kaybedenlerin hem de üçüncü kişilerin kusur durumlarını netleştirecek nihai raporu beklerken, kamuoyu vicdanını yaralayan bu olayın sorumlularının belirlenmesi için hukuk mücadelesi sürüyor. Dosyanın karmaşıklığı ve teknik detayların fazlalığı, yargılama sürecinin daha uzun bir süre gündemde kalacağını işaret ediyor.



