İzmir'de denizlerin bereketi, av sezonunun başlamasıyla birlikte doğrudan tezgahlara yansıdı. Dört aylık uzun bir aranın ardından ağların denize atılmasıyla hareketlenen İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali, eylül ayı boyunca yoğun bir tempoya sahne oldu. Kentin su ürünleri ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan bu merkezde, sadece bir ay içerisinde 9 bin 67 ton balık girişi gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 8 bin 395 tonluk veriye göre yüzde 8 oranında bir artışa işaret ediyor.
Palamut bu yıl sofraların yıldızı oldu
Geçtiğimiz yıllarda daha düşük işlem hacimlerine sahip olan palamut, bu sezon adeta bir patlama yaşadı. Geçen yıl 100 tonun altında kalan palamut ve torik miktarı, bu yılın eylül ayında 1069 tona ulaşarak büyük bir sıçrama gerçekleştirdi. Uygun fiyatı ve besleyici değeriyle tüketicinin ilk tercihlerinden biri haline gelen palamut, sezonun en dikkat çekici balığı olarak kayıtlara geçti. Listenin zirvesinde ise 2 bin 172 tonluk işlem hacmiyle sardalya yer alırken, onu bin 781 tonla hamsi takip etti.
Çeşitlilik ve denetimle gelen başarı
İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yönetilen hal, haftanın her günü ve günün her saati kesintisiz hizmet vererek Türkiye'nin en önemli su ürünleri merkezlerinden biri olma özelliğini sürdürüyor. Yıllık 50 bin tonu aşan toplam işlem hacmiyle dikkat çeken merkezde, sadece eylül ayındaki yoğunluk değil, yılın ilk dokuz ayındaki toplam 31 bin 697 tonluk veri de başarının sürdürülebilir olduğunu kanıtlıyor. Sardalya, hamsi ve palamudun ardından en çok tercih edilen diğer türler arasında 324 tonla çipura, 231 tonla levrek, 174 tonla çim çim karides, 169 tonla kolyoz, 167 tonla bakalyaro, 155 tonla kupes ve 152 tonla barbun yer alıyor.
Hijyen ve düzen ön planda tutuluyor
Halin başarısının arkasında sadece yüksek işlem hacmi değil, aynı zamanda titizlikle yürütülen denetim mekanizmaları da bulunuyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki mühendisler ve kontrol ekipleri, Zabıta Dairesi Başkanlığı ile koordineli bir şekilde çalışarak hal içerisindeki düzeni ve hijyen standartlarını koruyor. Girişlerde yapılan sıkı kontroller sayesinde kayıp ve kaçak ürünlerin önüne geçilirken, tüketicinin sofrasına ulaşan balığın kalitesi de güvence altına alınıyor. Bu disiplinli çalışma anlayışı, İzmir'in balık ticaretindeki lider konumunu pekiştirirken, vatandaşların da taze ve güvenilir su ürünlerine erişimini kolaylaştırıyor.