İzmir'de kış aylarında düşen yoğun yağışlar, orman yangınlarının başlama tarihini ileri bir zamana öteledi. Ancak yaz mevsimiyle birlikte gelen kuraklık, ormanlardaki yangın riskini yeniden zirveye taşıdı. Özellikle orman ile şehrin birleştiği bölgelerde biriken kuru otlar, en ufak bir kıvılcımda hızla büyüyebilecek birer yakıta dönüştü.

Yağışlar yangınları nasıl etkiledi
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi'nden Dr. Ufuk Özkan, kışın yağan yoğun yağmurların toprağı nemlendirdiğini ve otsu bitkilerin hızla gelişmesini sağladığını belirtti. Ne var ki, bu bitkiler yaz sıcağıyla birlikte kurudu ve orman tabanında yanmaya hazır bir tabaka oluşturdu. Yağışların şiddeti toprağın emme kapasitesini aştığı için suyun çoğu yer altına sızamadı, dolayısıyla beklenen uzun vadeli faydayı sağlayamadı. Bugün orman yangınlarının yüzde 65'i, şehirle ormanın iç içe geçtiği bu geçiş bölgelerinde yaşanıyor.

Seni nasıl etkiler
Bu durum, özellikle hafta sonu piknik yapan veya ormanlık alanlara yakın yerlerde yaşayan herkes için ciddi bir uyarı niteliğinde. Dr. Özkan, mangal yapmak, pürmüz kullanmak veya ateş yakmak gibi eylemlerin mevcut kurumuş ot örtüsü nedeniyle hızla kontrolden çıkabileceğini vurguluyor. Belediye ekipleri kuru otları biçerek önlem almaya çalışsa da, vatandaşın ormanlık alanlarda çok daha dikkatli olması gerekiyor. Orman Genel Müdürlüğü ile yerel yönetimlerin iş birliği artarken, erken farkındalık ve hızlı müdahale hayat kurtarıyor. Yangınsız bir yaz geçirmek için bu bölgelerde ateş yakmaktan tamamen kaçınmalısın.




