İzmir Çiğli’deki atölyesinde sanatını icra eden Gülcan Ulu, geleneksel ebruyu modern bir bakış açısıyla geleceğe taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanına sahip olan Ulu, 43 yaşında resim öğretmeni olarak başladığı yolculuğunu bugün usta bir eğitmen olarak sürdürüyor.
Sabır ve huzur sanatı
Ebru sanatının sadece bir süsleme değil, aynı zamanda ruhu dinlendiren bir terapi yöntemi olduğunu vurgulayan Ulu, öğrencilerini bu disiplinle yetiştiriyor. Eğitimin battal ebru ile başladığını belirten usta sanatçı, 7 yaşından 70 yaşına kadar herkesin bu sabır sürecine katılabileceğini söylüyor. Tek bir eserin bile birebir aynısının yapılamadığı bu sanat dalı, katılımcılara gündelik hayatın stresinden uzaklaşma imkanı tanıyor.
Farklı dünyalardan gelen öğrenciler
Atölyede eğitim alan kursiyerler, ebru yaparken dünyayla bağlarını kopardıklarını anlatıyor. Kimisi hırçın duygularını renklerle sönümlendirdiğini belirtirken, Ukrayna’dan gelen Oksana Ünal ise öğrendiği bu sanatı ülkesine taşımayı hedefliyor. Profesyonel bir yaklaşımla sürdürülen bu çalışmalar, katılımcıların hem yeteneklerini geliştirmesini sağlıyor hem de geleneksel bir mirası canlı tutuyor.