Türkiye, 2035 yılı enerji hedefleri doğrultusunda jeotermal kurulu gücünü 1.800 megavattan 4.500 megavata taşımak istiyor. Bu hedef, yaklaşık 10 milyar dolarlık devasa bir yatırım hacmi anlamına geliyor. Ancak sektör temsilcileri, mevcut izin süreçlerinin hantallığından şikayetçi.
İzin süreçlerinde sadeleşme talebi
Jeotermal Enerji Derneği Başkanı Ali Kındap, yatırımcıların çevre kurallarına tam uyum sağladığını ancak bürokrasinin işlerini zorlaştırdığını söylüyor. Sektör, rüzgar ve güneş enerjisi projelerinde başarıyla uygulanan kolaylaştırıcı mekanizmaların kendileri için de devreye alınmasını bekliyor. Şu an bir yatırımcı; Tarım, Çevre ve Enerji bakanlıkları arasında mekik dokumak zorunda kalıyor. Mükerrer işlemler, projenin başlama süresini uzatıyor.
Yatırım süresi 3 yıla düşebilir
Şu an bir jeotermal santralin devreye girmesi en iyimser tahminle 4 yıl sürüyor. Eğer izin süreçleri tek elden yönetilecek şekilde sadeleşirse, bu süre 2 ile 3 yıl arasına gerileyebilir. Yatırımcı, çevre mevzuatından taviz verilmesini değil, işlemlerin eşgüdümlü yapılmasını istiyor. Türkiye’nin "2053 Net Sıfır" hedefine ulaşması için jeotermalde en az 10 bin megavatlık bir kapasiteye ulaşması kritik görülüyor. Bu düzenlemeler, hem yatırım maliyetlerini düşürecek hem de yeşil enerjiye geçişi hızlandıracak.