Havadis | İzmir | Matematik kökenli Türk araştırmacıdan Avrupa'nın dijital kalesine kritik dokunuş

Matematik kökenli Türk araştırmacıdan Avrupa'nın dijital kalesine kritik dokunuş

Yaşar Üniversitesi mezunu Hülya Evkan, Almanya'nın en prestijli araştırma merkezlerinden Fraunhofer SIT'de kuantum sonrası kriptografi üzerine yürüttüğü çalışmalarla dijital dünyanın geleceğini inşa ediyor.

Yaşar Üniversitesi mezunu Hülya Evkan, Almanya'nın en prestijli araştırma merkezlerinden Fraunhofer SIT'de kuantum sonrası kriptografi üzerine yürüttüğü çalışmalarla dijital dünyanın geleceğini inşa ediyor.

Matematik kökenli Türk araştırmacıdan Avrupa'nın dijital kalesine kritik dokunuş
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İzmir'den Almanya'ya uzanan başarı hikayesi, bugün Avrupa'nın en kritik siber güvenlik projelerinden birinin merkezinde şekilleniyor. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı'ndan mezun olan Hülya Evkan, Almanya'nın teknoloji üssü Fraunhofer Güvenli Bilgi Teknolojisi Enstitüsü'nde (SIT) araştırmacı olarak görev yapıyor. Kuantum bilgisayarların yükselişiyle birlikte geleneksel şifreleme yöntemlerinin savunmasız kalma riski, Evkan ve ekibinin üzerinde çalıştığı en önemli gündem maddesini oluşturuyor. Matematik lisans eğitiminin üzerine inşa ettiği mühendislik yetkinlikleriyle, bugün uluslararası düzeyde bilgi güvenliğinin geleceğini belirleyen stratejik projelere imza atıyor.

Akademik disiplinler arası köprü kurdu

Evkan'ın kariyer yolculuğu, matematik alanındaki lisans eğitimini mühendislik disipliniyle birleştirmesiyle başladı. Türkiye'de üniversitelerin yüksek lisans seviyesinde farklı disiplinler arası geçişlere mesafeli durabildiği bir dönemde, Yaşar Üniversitesi'nin sunduğu bilimsel hazırlık programı onun için bir dönüm noktası oldu. Başarı bursuyla tamamladığı yüksek lisans eğitimi sırasında sadece mühendislik yetkinlikleri kazanmakla kalmadı, aynı zamanda okulun sunduğu imkanlarla Japonca gibi farklı dilleri öğrenerek küresel vizyonunu genişletti. Fen bilimleri ile mühendisliğin birbirini besleyen yapısını akademik hayatının merkezine koyan Evkan, bu disiplinler arası yaklaşımın bugün yürüttüğü karmaşık kriptografi çalışmalarında kendisine büyük bir avantaj sağladığını ifade ediyor.

Konferans salonundan Avrupa'nın merkezine

Fraunhofer'daki sekiz yıllık kariyerinin temelleri, aslında Yaşar Üniversitesi'nde öğrenciyken atıldı. Üniversite bünyesinde düzenlenen uluslararası Eliptik Eğri Kriptografisi (ECC) Çalıştayı'nın organizasyonunda aktif rol alması, onun için sadece bir etkinlik değil, profesyonel ağını kurduğu bir kapı oldu. Bu konferans sayesinde alanın önde gelen isimleriyle tanışma fırsatı bulan Evkan, kurduğu bu güçlü iletişimi mezuniyetinden sonra da sürdürdü. İki yıl boyunca Türkiye'de yazılım mühendisi ve proje sorumlusu olarak edindiği saha tecrübesi, akademik birikimiyle birleşince Fraunhofer'dan gelen davetle Almanya'daki kariyerinin kapıları aralandı.

Kuantum çağında dijital güvenlik mimarisi

Bugün çalışmalarını Kuantum Sonrası Kriptografi (PQC) üzerine yoğunlaştıran Evkan, otomotiv ve finans gibi dev sektörlerin dijital güvenlik altyapılarını geleceğe hazırlıyor. Kuantum bilgisayarların mevcut şifreleme algoritmalarını kırma potansiyeli, dünya genelinde büyük bir teknolojik dönüşümü zorunlu kılıyor. Evkan, bu kritik geçiş sürecinde şirketlere danışmanlık vererek, kuantum saldırılarına dayanıklı yeni nesil algoritmaların geliştirilmesine öncülük ediyor. Akademik araştırmaların endüstriyel uygulamalarla buluştuğu bu noktada, teorik bilginin gerçek dünyadaki geri bildirimlerini gözlemlemenin mesleki tatminini yaşadığını belirtiyor.

Genç araştırmacılara yılmama çağrısı

Kendi yolunu çizmek isteyen gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Evkan, uluslararası konferansların bir öğrenci için en büyük okul olduğunu vurguluyor. Birçok etkinliğin öğrenciler için sağladığı desteklere dikkat çeken başarılı araştırmacı, farklı kültürlerden gelen akranlarla ortak projeler üretmenin bakış açısını nasıl değiştirdiğini örneklerle anlatıyor. Türkiye'deki öğrencilerin, dünyanın pek çok yerindeki yaşıtlarına göre çok daha fazla çaba gösterdiğini ve bu emeğin er ya da geç küresel ölçekte karşılık bulacağını belirterek, karşılaşılan zorlukların birer engel değil, gelişim basamağı olarak görülmesi gerektiğini savunuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız