İzmir'in Ödemiş ilçesinde toprağı fidanlarla buluşturan Nevin Dereli, sadece meyve ve zeytin üretimiyle değil, çalışan kadınların hayatlarına kattığı değerle de dikkat çekiyor. Uzun yıllar kamuda veteriner hekim olarak görev yaptıktan sonra baba mesleği olan fidancılığa dönen 54 yaşındaki Dereli, eşi Sedat Dereli ile birlikte kurduğu işletmede kadınlara sadece bir iş kapısı değil, aynı zamanda yeni ufuklar açan bir yaşam alanı sunuyor. Çalışanlarının yüzde 90'ını kadınların oluşturduğu bu işletmede, kadınların ekonomik özgürlüklerini kazanmaları ve sosyal hayata daha aktif katılmaları en büyük öncelik olarak öne çıkıyor. Dereli, kadınların kendi paralarını kazanarak güçlü bireyler haline gelmesinin, mutlu ve başarılı nesillerin yetişmesi için temel şart olduğunu vurguluyor.

Topraktan gelen güç ve sosyal sorumluluk
Kamuda çalıştığı dönemde köyündeki kadınlara ve kendi çocuklarına yeterince vakit ayıramadığını hisseden Nevin Dereli, 12 yıl önce emekli olarak tamamen bu alana yöneldi. Başlangıçta 300 bin olan üretim kapasitesini bugün 1 milyonun üzerinde meyve fidanı ve 500 bin zeytin fidanına ulaştıran Dereli, başarısının sırrını kadınlarla kurduğu samimi bağda görüyor. İşletmesinde üretim sezonunda yaklaşık 45 kişiye istihdam sağlayan Dereli, çalışanlarının birçoğunun daha önce hiç deniz görmediğini veya sosyal imkanlardan mahrum kaldığını fark edince harekete geçti. Kadınları sadece iş yerinde değil, sosyal aktivitelerde de bir araya getiren Dereli, onları kahvaltılarda, deniz gezilerinde ve kültürel turlarda buluşturarak bir aile ortamı oluşturmayı başardı.

Anıtkabir'den sonra yeni hedef yurt dışı
Geçtiğimiz haftalarda çalışan kadınları Anıtkabir'e götürerek büyük bir hayallerini gerçekleştiren Nevin Dereli, bu ziyaretin kadınlar üzerinde bıraktığı derin etkiden büyük mutluluk duyduğunu ifade ediyor. Ankara'ya daha önce hiç gitmemiş olan çalışanları için bu gezinin unutulmaz bir anı olduğunu belirten Dereli, şimdi çıtayı daha da yükseltiyor. Kadın işçileri ilk kez uçağa bindirerek yurt dışı seyahatine çıkarmayı hedefleyen Dereli, bu tür deneyimlerin kadınların özgüvenini artırdığına ve dünyaya bakış açılarını değiştirdiğine inanıyor. Dereli'nin bu yaklaşımı, bölgedeki diğer işletmeler için de ilham verici bir model oluşturuyor.

Çalışanlar için bir iş yerinden fazlası
İşletmede 6 yıldır çalışan Necla Önder, buranın kendileri için bir iş yerinden ziyade bir aile ortamı olduğunu dile getiriyor. Kazandığı parayla çocuklarını okuttuğunu belirten Önder, Nevin Dereli sayesinde daha önce hiç görmediği yerleri görme fırsatı bulduğunu ve Anıtkabir ziyaretinde çok duygulandığını ifade ediyor. Bir diğer çalışan Serpil Bağlı ise fidancılık işine girmeden önce ev hanımı olduğunu, burada çalışmanın kendisine hem ekonomik özgürlük hem de sosyal bir çevre kazandırdığını belirtiyor. Ankara'ya gitmenin ve Anıtkabir'i görmenin kendisi için çok farklı bir deneyim olduğunu vurgulayan Bağlı, şimdi Çanakkale'yi de ziyaret etmeyi hayal ettiğini söylüyor. Dereli'nin bu çabası, sadece fidan yetiştirmekle kalmayıp, aynı zamanda kadınların hayallerini de yeşertmeye devam ediyor.




