Havadis | İzmir | Yıkılan binalar çöp değil hazine: İnşaat atıklarını ekonomiye kazandırmanın yolu seçici yıkımdan geçiyor

Yıkılan binalar çöp değil hazine: İnşaat atıklarını ekonomiye kazandırmanın yolu seçici yıkımdan geçiyor

Türkiye'de her yıl milyonlarca ton inşaat ve yıkıntı atığı depolama alanlarına gömülürken, Yaşar Üniversitesi'nden Doç. Dr. Süleyman İpek, geri dönüşüm oranını artırmak için kritik bir yöntem olan seçici yıkımın önemini vurguluyor.

Türkiye'de her yıl milyonlarca ton inşaat ve yıkıntı atığı depolama alanlarına gömülürken, Yaşar Üniversitesi'nden Doç. Dr. Süleyman İpek, geri dönüşüm oranını artırmak için kritik bir yöntem olan seçici yıkımın önemini vurguluyor.

Yıkılan binalar çöp değil hazine: İnşaat atıklarını ekonomiye kazandırmanın yolu seçici yıkımdan geçiyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin kentsel dönüşüm ve hızlı yapılaşma süreçleri, beraberinde devasa bir atık yönetim sorununu da getiriyor. Her yıl milyonlarca metreküp inşaat ve yıkıntı atığı, geri kazanım süreçlerine dahil edilemeden doğrudan depolama alanlarına gönderiliyor. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman İpek, bu atıkların aslında yeni yapıların hammaddesi olabileceğine dikkat çekerek, mevcut sistemdeki eksikliklerin çevresel ve ekonomik maliyetlerini gözler önüne seriyor. Ülkemizde resmi verilere göre yüzde 5 civarında seyreden geri dönüşüm oranının, sektör tahminlerine göre yüzde 20 seviyelerine çıkabileceği öngörülse de, bu rakamlar gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşük kalıyor.

Atık yönetiminde sürdürülebilirlik krizi

İnşaat sektörü, küresel ölçekte hammadde kullanımının yüzde 30'unu, su kaynaklarının yüzde 25'ini ve enerji tüketiminin yüzde 42'sini domine eden devasa bir endüstri olarak tanımlanıyor. Doç. Dr. İpek, kentsel alanlardaki hızlı yenileme faaliyetlerinin bu sektörü küresel bir çevre sorunu haline getirdiğini belirtiyor. Beton, tuğla, ahşap, cam, metal ve asfalt gibi malzemelerden oluşan bu atık yığınları, sadece doğayı tahrip etmekle kalmıyor, aynı zamanda emisyon oranlarını da ciddi şekilde artırıyor. Özellikle yeni bir inşaat projesinde kullanılan malzemenin yüzde 1 ile 10'u arasında atık oluşurken, asıl hacimsel yoğunluk binaların yıkım aşamasında ortaya çıkıyor. Katı atıkların toplam hacminin yüzde 30 ile 50'sini oluşturan bu yıkıntıların yüzde 60'a varan kısmını ise beton oluşturuyor.

Dünya geri dönüşümde hangi noktada?

Avrupa Birliği'nin üye ülkeler için belirlediği yüzde 70'lik geri kazanım hedefi, sektördeki standartları belirleyen en önemli kriterlerden biri olarak öne çıkıyor. Doç. Dr. İpek'in paylaştığı verilere göre, Hollanda ve İtalya gibi ülkeler mineral atık geri dönüşümünde yüzde 95 ile 100 bandına ulaşarak neredeyse sıfır atık hedefine yaklaşmış durumda. Almanya, Birleşik Krallık ve Slovenya gibi ülkeler de yüzde 90'ın üzerinde bir başarı sergiliyor. ABD'de bu oran yüzde 70 seviyesindeyken, Avustralya yüzde 50'nin üzerinde bir performans gösteriyor. Ancak Balkan ülkeleri, İzlanda, Çin ve Hindistan gibi bölgelerde geri dönüşüm oranları yüzde 0 ile 15 arasında kalarak, atık yönetimi konusunda ciddi bir iyileştirme ihtiyacına işaret ediyor.

Seçici yıkım ile döngüsel ekonomiye geçiş

Türkiye'deki mevcut uygulamaların genellikle ekonomik değeri yüksek olan demirin ayrıştırılması ve geri kalan malzemenin bertaraf edilmesi üzerine kurulu olduğunu ifade eden Doç. Dr. İpek, bu yaklaşımın döngüsel ekonomi modeline uygun olmadığını vurguluyor. Bunun yerine, binaların yıkımı öncesinde tehlikeli atıkların ayrıştırıldığı ve malzemelerin sırayla söküldüğü seçici yıkım yönteminin benimsenmesi gerektiğini savunuyor. Bu yöntem, sadece ham madde tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda beton atıklarının kırma-eleme tesislerinde işlenerek ikincil agrega olarak ekonomiye kazandırılmasına olanak tanıyor. Bakanlık verileri, Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgeleri gibi yerlerde dahi milyonlarca tonluk atık potansiyeli olduğunu gösterirken, bu devasa hacmin doğru yönetilmesi sürdürülebilir bir gelecek için zorunluluk arz ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız