Kahramanmaraş'ta 2005 yılında aniden ortadan kaybolan ve uzun yıllar boyunca akıbetleri meçhul kalan Fatma Alıç ile kız kardeşi Gülcan Alıç'ın trajik hikayesi, 19 yıl sonra gelen mahkeme kararıyla noktalandı. İki kız kardeşin öldürülerek bir bağ evinin bahçesine gömüldüğünün ortaya çıkmasıyla başlayan hukuki süreç, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlandı. Olayın perde arkası, 2024 yılında ailenin emniyete başvurmasıyla gün yüzüne çıkmıştı.

Kayıp İlanından Cinayet İtirafına Uzanan Süreç
Emniyet güçlerinin titizlikle yürüttüğü çalışmalar sonucunda, kız kardeşlerin hayatta olduklarına dair hiçbir bulguya rastlanmaması, olayın bir cinayet olabileceği şüphesini güçlendirdi. Cinayet Büro Amirliği bünyesinde kurulan özel ekip, Gülcan Alıç'ın o dönem dini nikahla birlikte yaşadığı Behçet Yediminareli ve kuzeni Mevlüt Doğan üzerinde yoğunlaştı. 6 Kasım 2024 tarihinde gözaltına alınan Mevlüt Doğan, sorgusunda kardeşleri öldürdüklerini ve bir bağ evinin bahçesine gömdüklerini itiraf etti. Doğan'ın yer göstermesiyle yapılan kazılarda, 19 yıl önce kaybolan kardeşlere ait kemik kalıntılarına ulaşıldı. Bu gelişme üzerine Behçet Yediminareli ile birlikte Y.K. ve A.K. de gözaltına alındı.

Karar Duruşmasında Gergin Anlar
Kahramanmaraş 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında, sanıklar Behçet Yediminareli ve Mevlüt Doğan, daha önceki ifadelerinin aksine suçlamaları reddetti. Mahkeme başkanı, sanıkların daha önceki duruşmalarda detaylı savunma yaptıklarını belirterek, Yediminareli'nin ek süre talebini reddetti. Duruşmada söz alan sanıklar, beraatlerini talep etseler de mahkeme heyeti, toplanan deliller ışığında Behçet Yediminareli ve Mevlüt Doğan'ı 'birden fazla kişiyi aynı sebeple taammüden öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Y.K. ve A.K. ise beraat etti.

Sanıklardan Mahkeme Heyetine Tepki
Kararın açıklanmasının ardından sanık Behçet Yediminareli, mahkeme heyetine yönelik sert tepkiler gösterdi. Heyetin dosyaya hakim olmadığını iddia eden Yediminareli, insan hayatının bu kadar basit olamayacağını savunarak mahkeme üyelerine hakaret içerikli ifadeler kullandı. Duruşma salonunda yaşanan bu gerginlik, yıllar süren sessizliğin ardından gelen adaletin tecellisiyle birlikte, geride kalan aile üyeleri için buruk bir son oldu. Fatma ve Gülcan Alıç'ın çocukları Ferhat ve Erkan Alıç, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ederek adaletin yerini bulmasını beklediklerini ifade ettiler. 19 yıl boyunca süren belirsizlik, mahkemenin verdiği bu kesin hükümle son bulurken, olay Kahramanmaraş'ın hafızasında derin bir iz bıraktı.


