Gün boyu elimizden düşürmediğimiz telefonlar, bir noktadan sonra sadece vakit öldürme aracı olmaktan çıkıp hayatımızın merkezine yerleşiyor. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nden Dr. Yasemin Ertan Koçak, sanal dünyanın sadece bireysel değil, toplumsal ilişkileri de temelinden sarstığını vurguluyor.

Dijital dünya ne zaman riskli hale geliyor:
Sanal medya, uyku düzeninizi bozduğunda veya iş ve aile sorumluluklarınızı aksatmaya başladığında alarm zilleri çalıyor demektir. Dr. Koçak, başkalarının özenle seçilmiş hayatlarını sürekli izlemenin, bizde derin bir yetersizlik hissi ve mutsuzluk yarattığını belirtiyor. Bu durum uzun vadede stres, kaygı ve dikkat dağınıklığı gibi ciddi ruhsal sorunları beraberinde getiriyor. Özellikle ergenlik dönemindeki gençler, siber zorbalık ve dışlanma gibi travmatik deneyimlerle karşı karşıya kalabiliyor.

Aile içinde kopan bağlar nasıl onarılır
Aynı evin içinde olsak bile herkes kendi ekranına kilitlendiğinde, aradaki duygusal bağ ve empati zayıflıyor. Uzmanlar, sanal medyanın tamamen yasaklanmasının gerçekçi bir çözüm olmadığını savunuyor. Bunun yerine aile bağlarını güçlendiren, çocukların dijital ayak izini koruyan ve yüz yüze iletişimi ön plana koyan bir dijital kültür inşa etmek gerekiyor. Çocuklara yasak koymak yerine, ekran süresini kontrollü ve bilinçli bir şekilde yönetmeyi öğretmek en sağlıklı yol olarak öne çıkıyor.