Kahramanmaraş çarşısında 1972 yılından beri iğne iplikle uğraşan Kerim Kılıç, el işi yorganların artık son temsilcilerinden biri. Yün yorganların yerini ucuz fabrikasyon ürünlerin alması, bu kadim zanaatı gün geçtikçe görünmez kılıyor. Kılıç gibi ustalar, mesleğin sadece bir kazanç kapısı değil, aynı zamanda bir gönül işi olduğunu vurguluyor.
Teknoloji zanaatı bitiriyor
El emeğiyle üretilen yorganlar, geçmişte evlilik hazırlıklarının vazgeçilmeziydi. Bugün ise seri üretim makineleri, bir yorganı dakikalar içinde ortaya çıkarıyor. Kerim Kılıç, yün yorganların vücuttaki elektriği alan ve sağlık dostu özelliklerini anlatmasına rağmen, piyasada artık daha çok yapay ve hazır ürünlerin tercih edildiğini söylüyor. Sim sırma gibi Osmanlı’dan miras sanatlar, bu değişimle birlikte unutulmaya yüz tutuyor.
Çırak yetişmiyor
Mesleğin önündeki en büyük engel, yeni neslin bu zahmetli işe ilgi duymaması. Devlet destekleri sunulmasına rağmen, gençler kısa vadeli kazanç beklentisiyle bu zanaatı öğrenmek istemiyor. Kılıç, birkaç yıl içinde bu dükkanların tamamen kapanacağını öngörüyor. Eğer usta bir çırak bulamazsa, Kahramanmaraş’ın el işi yorgancılık geleneği dükkanlarla birlikte tamamen tarihe karışacak. Peki, bu el sanatları tamamen yok olduğunda yerini alan sentetik ürünler sağlığımızı nasıl etkileyecek?