Kahramanmaraş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği Muhsin Yazıcıoğlu davasının 19’uncu duruşması, önemli iddialara ve hukuki tartışmalara sahne oldu. Büyük Birlik Partisi’nin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşüşüyle ilgili süreci FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve örgüt yöneticilerinin talimatıyla yönlendirdikleri öne sürülen 19 sanığın yargılandığı davada, aile avukatı Kemal Yavuz’un ifadeleri dikkatleri üzerine çekti. Duruşmaya Furkan Yazıcıoğlu, Yusuf Yazıcıoğlu ve Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır katılırken, tutuklu ve tutuksuz sanıklar SEGBİS sistemiyle mahkemeye bağlandı.
Soruşturmanın derinleşmesi bekleniyor
Avukat Kemal Yavuz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ana soruşturma dosyasının, olayın üzerindeki sis perdesini aralamak adına kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Yavuz, geçmişte cevapsız kalan yüzlerce sorudan yaklaşık 30’unun artık aydınlatıldığını belirterek, operasyonların devam etmesi gerektiğini savundu. Birinci ve ikinci dalga operasyonların ardından üçüncü bir dalganın gelmesini beklediklerini dile getiren Yavuz, dosyanın her noktasında FETÖ yapılanmasının izlerinin belirginleştiğini vurguladı. Sadece GPS cihazı üzerindeki manipülasyonların değil, arama kurtarma çalışmalarının kasıtlı olarak yanlış bölgelere yönlendirilmesi gibi pek çok unsurun, örgütün doğrudan veya dolaylı müdahalesini kanıtlar nitelikte olduğunu öne sürdü.
Sanıklardan savunma ve suçsuzluk vurgusu
Duruşma sırasında söz alan sanıklar ise haklarındaki iddiaları reddetti. Başka bir suçtan hükümlü bulunan Davut Uçum, Skorsky helikopteriyle bölgeye giden askeri ekipte yer aldığını belirterek, kendilerine yöneltilen suçlamaların mesnetsiz olduğunu savundu. Uçum, helikopterin düşürülmesine dair iddiaların ispatlanması gerektiğini ifade ederek, askeri ekibin orada bulunma sebebinin sadece inceleme yapmak olduğunu dile getirdi. Bir diğer sanık Nusret Memiş ise kaza kırım heyetinde yer aldığını hatırlatarak, daha önce de benzer suçlamalarla tutuklu kaldığını belirtti. Memiş, yaptığı video çekimi nedeniyle hedef gösterildiğini iddia ederek, kaza kırım ekibindeki tüm arkadaşlarının suçsuz olduğunu savundu.
Hukuki süreçte Ankara talebi
Avukat Kemal Yavuz, ana soruşturma dosyasının kapsamı ve şüpheli sayısı göz önüne alındığında, mevcut davanın Ankara’daki ana dosya ile birleştirilmesi gerektiğini savundu. Yetki itibarıyla Ankara’nın daha donanımlı olduğunu belirten Yavuz, mahkemeden yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Ankara’ya nakledilmesini talep etti. Ancak mahkeme heyeti, bu talebi reddederek ana soruşturmanın sonucunun beklenmesine hükmetti. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve sürecin takibi amacıyla 31 Mart 2027 tarihine ertelendi. Aile ve avukatları, adaletin tecelli etmesi için tüm detayların aydınlatılmasını beklediklerini yineledi.