Anadolu topraklarının derinliklerinde saklı kalan bilimsel miras, modern teknolojinin imkanlarıyla yeniden gün ışığına çıkmaya hazırlanıyor. Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Pompeiopolis Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, antik çağın zaman ölçme yöntemlerini mercek altına alan kapsamlı bir araştırma projesinde kritik bir rol üstleniyor. Kastamonu Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ömer Fatih Tekin'in yürütücülüğünü yaptığı bu özel çalışma, bölgenin bilim tarihi açısından taşıdığı önemi dijital bir perspektifle ortaya koymayı hedefliyor.
Geçmişin izinde dijital yolculuk
Projenin merkezinde, 2021 yılında Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde gerçekleştirilen kazılar sırasında gün yüzüne çıkarılan, MS 2. yüzyıla ait mermer bir güneş saati yer alıyor. Hemicyclium tipi olarak tanımlanan bu nadide eser, sadece arkeolojik bir buluntu olmanın ötesinde, antik dönem insanının astronomi ve matematik bilgisini yansıtan bir mühendislik harikası olarak kabul ediliyor. Araştırmacılar, bu eseri sadece fiziksel özellikleriyle değil, aynı zamanda antik çağın bilimsel üretim süreçleri ve günlük yaşamdaki pratik uygulamaları bağlamında derinlemesine incelemeyi amaçlıyor. Çalışma, arkeolojiyi bilim tarihi, astronomi, matematik ve coğrafya gibi disiplinlerle birleştirerek disiplinlerarası bir yaklaşım sergiliyor.
Teknoloji ile antik zamanın sırları çözülüyor
Projenin en dikkat çekici aşamalarından birini, güneş saatinin dijital dünyada yeniden kurgulanması oluşturuyor. Fotogrametri, bilgisayar destekli tasarım ve gelişmiş modelleme araçları kullanılarak eserin üç boyutlu bir kopyası hazırlanacak. Bu dijital modelleme sayesinde, güneş saatinin farklı mevsimlerde ve günün çeşitli saatlerinde nasıl bir performans sergilediği, ışık ve gölge simülasyonlarıyla test edilecek. Böylece, antik dönemde güneşin hareketlerinden yararlanılarak zamanın nasıl ölçüldüğü ve bu astronomik bilgilerin günlük hayata nasıl entegre edildiği deneysel yöntemlerle kanıtlanmış olacak.
Paphlagonia bölgesinin bilimsel mirası
Bu çalışma, sadece tek bir eseri incelemekle kalmayıp, Paphlagonia Bölgesi'nin genel bilimsel birikimine de ışık tutmayı hedefliyor. Antik Anadolu'da bilimsel bilginin nasıl üretildiği, bu bilginin gündelik hayatta nasıl karşılık bulduğu ve farklı coğrafyalara nasıl aktarıldığı soruları, projenin temel araştırma konuları arasında yer alıyor. Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük ve ekibinin yürüttüğü bu titiz çalışma, geçmişin bilimsel birikimini bugünün dijital teknolojileriyle harmanlayarak, antik çağın teknolojik kapasitesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı ve bilim tarihine önemli bir katkı sağlamayı amaçlıyor. Proje tamamlandığında, antik dönem zaman ölçme teknolojilerinin deneysel yöntemlerle değerlendirilmesi konusunda literatürde önemli bir boşluğun doldurulması bekleniyor.