Karabük'ün tarihi dokusuyla büyüleyen ilçesi Safranbolu, her yıl olduğu gibi bu yıl da sonbaharın gelişiyle birlikte eşsiz bir renk cümbüşüne ev sahipliği yapıyor. İlçeye ismini veren ve dünyanın en kıymetli baharatları arasında gösterilen safran bitkisi, tarlalarda mor çiçeklerini açarak hasat mevsiminin başladığını müjdeledi. Ağustos ayında toprakla buluşturulan soğanların, ekim ve kasım aylarındaki bu görsel şöleni, hem yerel üreticiler hem de bölgeyi ziyaret eden turistler için büyük bir heyecan kaynağı oluşturuyor.

Altın değerindeki bitkinin hasat süreci
Safranbolu'nun Yukarı Çiftlik köyünde üreticilik yapan İsmail Yılmaz, tarlalarındaki ilk çiçeklerin yüzünü göstermesiyle birlikte yoğun bir çalışma temposuna girdiklerini ifade etti. Yılmaz, önümüzdeki 35 ile 40 gün boyunca her sabah gün doğumuyla birlikte tarlaya girerek çiçekleri tek tek toplayacaklarını belirtti. Tarlanın kısa süre içerisinde tamamen mor bir örtüyle kaplanacağını öngören üretici, yeni sezon ürünün kilogram fiyatının 800 bin lira, gram fiyatının ise 800 lira olarak belirlendiğini açıkladı. Bu rakamlar, safranın neden dünyanın en pahalı baharatı olarak nitelendirildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Turizm ve tarımın eşsiz buluşması
Hasat çalışmalarını babasıyla birlikte yürüten Mine Yılmaz ise 7 Ekim itibarıyla başlayan sürecin 45 gün boyunca kesintisiz devam edeceğini vurguladı. Yaklaşık 20 dekarlık bir alanda gerçekleştirilen üretimde, farklı yaşlardaki parsellerden yüksek verim beklentisi hakim. Özellikle üçüncü yılına giren parsellerin, bu sezonun en bereketli alanları olması hedefleniyor. Safran çiçeğinin sadece ekonomik değeriyle değil, aynı zamanda kokusu ve görsel estetiğiyle de insanları büyülediğini belirten Yılmaz, hasadı yerinde görmek isteyen herkesi tarlalara davet ettiklerini dile getirdi.

Gıda ve sanayide geniş kullanım alanı
Kendi ağırlığının 100 bin katı kadar sıvıyı sarı renge boyayabilme yeteneğine sahip olan safran, mutfaklardan kozmetik sektörüne kadar çok geniş bir yelpazede kullanılıyor. Baharat ve gıda boyası olarak sofralara lezzet katan bu bitki; kolonya, sabun, çay, krem ve çeşitli tatlıların yapımında da vazgeçilmez bir bileşen olarak öne çıkıyor. Safranbolu'nun turizmine de büyük katkı sağlayan bu geleneksel üretim, hem bölgenin kültürel mirasını yaşatıyor hem de tarımsal katma değerini her geçen yıl daha da yukarıya taşıyor. Hasat döneminin ilerleyen günlerinde, tarlaların daha da yoğun bir mor renge bürünmesiyle birlikte ziyaretçi sayısının artması bekleniyor.


