Kars mutfağının en özel ve vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan, 3 Ekim 2023 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenerek koruma altına alınan Kars kazı için yılın en kritik dönemi geldi. Havaların soğuması ve ilk karın düşmesiyle birlikte, bölgedeki üreticiler için geleneksel kesim öncesi besi süreci resmen başladı. Bu süreç, sadece bir hayvancılık faaliyeti değil, aynı zamanda Kars'ın kültürel mirasını koruma altına alan bir ritüel olarak kabul ediliyor.
Siyasetten çiftliğe uzanan bir emek hikayesi
Susuz ilçesinde bir dönem belediye başkanlığı görevini yürüten Ali Yeğin, siyasi kariyerini noktaladıktan sonra rotasını tamamen tarım ve hayvancılığa çevirdi. Yaklaşık 6 yıldır kendi kurduğu çiftlikte kaz yetiştiriciliği yapan Yeğin, bu işin sanıldığı kadar kolay olmadığını ve büyük bir sabır gerektirdiğini ifade ediyor. Yaz aylarından itibaren doğal meralarda büyütülen kazlar, kışın sert yüzünü göstermesiyle birlikte özel bir besleme programına alınıyor. Yeğin, kazların arpa ile beslenerek kış şartlarına hazırlanmasının, etin lezzetini ve yağ oranını doğrudan etkileyen en önemli faktör olduğunu belirtiyor. Yaklaşık 6 aylık bir yetiştirme sürecinin ardından, karla buluşan kazlar, Kars'ın soğuk ikliminde gerçek lezzetine kavuşuyor.
Tescilli markanın gölgesinde haksız rekabet
Üretim sürecindeki tüm bu titizliğe rağmen, yerel üreticiler ciddi bir sorunla karşı karşıya. Ali Yeğin, Kars kazının tescillenmiş olmasına rağmen, piyasada yaşanan bilgi kirliliğinden ve haksız rekabetten duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Kent dışından getirilen ve Kars kazı ile hiçbir ilgisi olmayan hayvanların, aynı isim altında pazarlanması yerel üreticinin emeğini değersizleştiriyor. Yeğin, dışarıdan getirilen kazların genellikle fabrika atıklarıyla beslendiğini, bu nedenle Kars'ın doğal ortamında yetişen kazlarla lezzet açısından kıyaslanamayacağını vurguluyor. Kilo bazlı satışlarda, maliyetleri düşürmek adına yapılan bu tür uygulamaların, gerçek Kars kazı üreticisini rekabet edemez hale getirdiğini belirten Yeğin, bu durumun yerel üretimi ciddi oranda azalttığına dikkat çekiyor.
Tüketiciye yerel üretim çağrısı
Karslı besiciler, tüketicilerin satın aldıkları ürünün menşeine karşı daha dikkatli olmaları gerektiğini savunuyor. Coğrafi işaretli bir ürünün, sadece isminin kullanılarak taklit edilmesinin hem üreticiyi hem de tüketiciyi yanılttığı ifade ediliyor. Geleneksel yöntemlerle, büyük bir emekle yetiştirilen Kars kazının korunması, bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliği için hayati önem taşıyor. Üreticiler, vatandaşların yerel üreticiyi desteklemesinin, Kars'ın bu kadim lezzetinin geleceğe taşınması adına tek yol olduğunu belirtiyor. Kar yağışının ardından kesim dönemine giren besiciler, sofralara ulaşacak olan gerçek Kars kazının, dışarıdan gelen taklitlerinden ayırt edilmesi için kaliteye ve yetiştirilme koşullarına odaklanılması gerektiğinin altını çiziyor.