Kars'ın tarihi dokusunun en önemli parçalarından biri olan ve yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Kümbet Camisi, çatısında meydana gelen taş dökülmeleri nedeniyle geçici olarak ibadete kapatıldı. Sert iklim koşullarının ve zamanın yıpratıcı etkisinin neden olduğu bu deformasyonlar, hem yapının korunması hem de ziyaretçilerin güvenliği için acil bir müdahaleyi zorunlu kıldı. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanan projeler doğrultusunda başlatılan restorasyon çalışmaları, tarihi yapının özgünlüğünü bozmadan sürdürülüyor.

Güvenlik önlemleri ön planda tutuldu
Çalışmaların başladığı ilk günlerde, olası bir taş düşme tehlikesine karşı Kars Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından caminin çevresi güvenlik şeridiyle çevrildi. İl Müftülüğü ise bölgeye uyarı levhaları yerleştirerek vatandaşların güvenliğini sağlama altına aldı. Kültürel Miras ve Sanat Tarihi Uzmanı Faruk Torunoğlu, restorasyon sürecinin titizlikle yürütüldüğünü belirterek, taşlar arasındaki boşlukların ve yıpranmış bölümlerin onarıldığını ifade etti. Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün denetiminde devam eden bu süreç, yapının yeniden ibadete açılmasıyla nihayete erecek.

Medeniyetlerin ortak mirası
Kümbet Camisi'nin sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda Kars'ın çok katmanlı tarihini yansıtan bir müze niteliğinde olduğunu vurgulayan Faruk Torunoğlu, yapının 10. yüzyılda Bagratlı Krallığı döneminde inşa edildiğini hatırlattı. 6. yüzyıl Alman kiliseleri tarzında mimari özellikler taşıyan bu yapı, Selçukluların bölgeye gelişiyle birlikte camiye dönüştürülmüş ve uzun yıllar boyunca bu kimliğini korumuştur. Osmanlı döneminde de cami olarak hizmet veren tarihi bina, Rus işgali sırasında askeri garnizon kilisesi olarak kullanılmış, hatta Kazak ve Alman askerlerinin yemin törenlerine ev sahipliği yapmıştır.

Farklı dönemlerin izlerini taşıyor
Tarihi süreç içerisinde 1960'lı ve 70'li yıllarda müze olarak da hizmet veren Kümbet Camisi, 1990'ların sonunda yeniden restore edilerek tekrar cami kimliğine kavuşturulmuştur. Kars'ın kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan bu yapı, geçirdiği tüm değişimlere rağmen ayakta kalmayı başarmıştır. Uzmanlar, restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte caminin hem ibadet hayatına hem de şehrin turistik değerine yeniden kazandırılacağını belirtiyor. Taş kaplamalardaki yıpranmaların giderilmesiyle birlikte, bu kadim eserin gelecek nesillere daha sağlıklı bir şekilde aktarılması hedefleniyor.



