Kastamonu Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği özel bir söyleşide, Türkiye'nin savunma sanayii vizyonu masaya yatırıldı. MÜSİAD Kastamonu Şubesi tarafından organize edilen Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi başlıklı programda, OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, savunma teknolojilerinin sadece mühendislik değil, aynı zamanda bir sistem yönetimi başarısı olduğunu dile getirdi. Üniversitenin Sezai Karakoç Salonu'nda gerçekleşen etkinlik, Türkiye'nin yerli savunma projelerine dair merak edilenleri gün yüzüne çıkardı.
Bir kitabın doğuşu ve 70 kişilik saha tecrübesi
Prof. Dr. Yalçıntaş, kaleme aldığı kitabın hazırlık sürecini anlatırken, akademik teorinin pratikle buluştuğu noktaya dikkat çekti. Milli Savunma Üniversitesi'nde verdiği derslerin ardından savunma sanayii projelerinin gerçek işleyişine tanıklık ettiğini belirten Yalçıntaş, Altay Tankı projesinde görev almış yaklaşık 70 isimle birebir görüştüğünü ifade etti. Bu görüşmelerden elde edilen notların, kendi hatıraları ve teorik bilgilerle harmanlanarak 500 sayfalık kapsamlı bir esere dönüştüğünü vurgulayan Yalçıntaş, projenin yıllara yayılan birikimini kayıt altına almanın önemine değindi.
Ekosistem olmadan başarı gelmez
Savunma sanayii projelerinin tek bir kurumun veya kişinin başarısı olarak görülemeyeceğini belirten Yalçıntaş, asıl meselenin devasa bir ekosistemi yönetmek olduğunu söyledi. KAAN, GÖKBEY veya Altay gibi projelerin arkasında yüzlerce şirket, binlerce araştırmacı, finansör, bürokrat ve siyasetçinin ortak emeği bulunduğunu ifade eden Yalçıntaş, Türkiye'nin bugün dünyada ürünlerine hayranlık duyulan bir noktaya gelmesinin temelinde bu bütüncül sistemin yattığını belirtti. Sadece ürünü ortaya koymanın yeterli olmadığını, o ürünü üretecek sistemi kurmanın asıl başarı olduğunu vurguladı.
Muharebe meydanında tankın değişmeyen ağırlığı
Savaş konseptlerinin asimetrik yöntemlerle değiştiğini kabul eden Yalçıntaş, buna rağmen tankın muharebe meydanındaki vazgeçilmez rolünün sürdüğünü savundu. Piyadenin bir noktaya girip zaferi tescil etmesi için zırhlı mekanize tümen desteğinin şart olduğunu belirten Yalçıntaş, zırhlı araçların ağır abisi olarak nitelendirdiği tankların, modern savaşlarda hala stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Dünyada kendi tankını geliştirebilen ülke sayısının oldukça az olduğuna dikkat çeken Yalçıntaş, Türkiye'nin bu seçkin kulüpte yer alma çabasının stratejik önemine vurgu yaptı. Program, MÜSİAD Kastamonu Şube Başkanı Mustafa Akif Özmat ve Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal'ın plaket takdiminin ardından, Yalçıntaş'ın okurları için kitabını imzalamasıyla sona erdi.