Mimar Sinan’ın doğduğu topraklar olan Kayseri Ağırnas’ta, yüzyıllara meydan okuyan bir gelenek bugünlerde terle ve tozla devam ediyor. Gökhan Kıpcak, 19 yıl önce babasının yanında başladığı taş ustalığını, gelişen teknolojiye ve zorlu çalışma koşullarına rağmen bırakmıyor. Bölgedeki ocaklardan çıkarılan andazit taşlarını elindeki balyoz ve keskiyle işleyen Kıpcak, ekmeğini adeta taştan çıkarıyor.

Sıcağa karşı zorlu mesai
Gökhan Kıpcak, yaz aylarında 40 dereceyi bulan kavurucu sıcakta günde 10 saat çalışıyor. Zorlu çalışma şartlarına rağmen işinden şikayet etmeyen Kıpcak, "Sıcak, soğuktan iyidir. Sürekli hareket halindeyiz ve bu tempoda terlemek sağlığımız için daha verimli" diyerek işine olan bağlılığını anlatıyor. Ancak bu meslek, fiziksel yorgunluğun ötesinde ciddi riskler de barındırıyor. Taşların beklenmedik anlarda kırılması veya eline düşmesi gibi kazalar, ustaların her an tetikte olmasını gerektiriyor.

Mesleğin son temsilcileri
Modern makinelerin taş kesimini kolaylaştırmasıyla birlikte geleneksel yöntemlerle çalışan usta sayısı giderek azalıyor. Kıpcak, çevresindeki gençlerin bu ağır işe girmek istemediğini belirterek, kendisinin bu mesleğin son kuşaklarından biri olduğunu söylüyor. Çocuklarının bu zorlu şartlarda çalışmasını istemediğini açıkça ifade eden usta, "Mimar Sinan gibi olamayız ama elimizden geleni yapıyoruz" diyerek taş ustalığının artık bir veda döneminde olduğunu hatırlatıyor. Bugün Kayseri’nin taşları, Kıpcak gibi ustaların elinden geçerek Türkiye’nin dört bir yanındaki bahçe ve ev duvarlarını süslemeye devam ediyor.





