Evlilik kurumu, eşlerin ortak bir yaşam sürmesini sağlasa da bireylerin temel haklarını yok etmiyor. Hukuk sistemimiz, evli olmanın kişisel mahremiyeti tamamen ortadan kaldırmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle sosyal medya paylaşımlarında veya aile içi tartışmalarda sıkça karşılaşılan izinsiz görüntü alma vakaları, ciddi hukuki yaptırımları beraberinde getiriyor.
Ev içinde sınırları korumak neden önemli
Avukat Mustafa Erkulu, ortak yaşam alanlarında bile eşlerin birbirine karşı özel hayatın gizliliğini koruması gerektiğini vurguluyor. Bir eşin bilgisi veya rızası dışında yapılan fotoğraf çekimleri ya da video kayıtları, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayılabiliyor. Özellikle boşanma süreçlerinde delil toplama amacıyla yapılan kayıtların, kişinin rızası olmaksızın hukuki düzleme taşınması büyük riskler barındırıyor.
Delil toplarken nelere dikkat edilmeli
Hukukçular, aldatma veya zina gibi durumlarda delil ihtiyacının doğabileceğini kabul ediyor. Ancak "tuzağa düşürme" yöntemiyle sistematik şekilde kaydedilen görüntülerin mahkemelerde geçersiz sayılacağını belirtiyor. Yalnızca başka türlü ispat imkanı kalmadığında ve planlı bir tuzak içermeyen kayıtlar, istisnai olarak hukuka uygun değerlendiriliyor. Aksi takdirde, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi nedeniyle eşler kendilerini ağır bir tazminat veya hapis davasıyla karşı karşıya bulabiliyor.