Havadis | Kayseri | İkinci el araç alacaklar dikkat: O koku ve pas izleri büyük bir felaketin habercisi olabilir

İkinci el araç alacaklar dikkat: O koku ve pas izleri büyük bir felaketin habercisi olabilir

Türkiye genelinde yaşanan aşırı yağışlar sonrası sel sularına maruz kalan araçların piyasaya sürülme riski artıyor. Uzmanlar, suyun tekerlek seviyesini aştığı araçların uzun vadede ciddi maliyetler doğurabileceği konusunda alıcıları uyarıyor.

Türkiye genelinde yaşanan aşırı yağışlar sonrası sel sularına maruz kalan araçların piyasaya sürülme riski artıyor. Uzmanlar, suyun tekerlek seviyesini aştığı araçların uzun vadede ciddi maliyetler doğurabileceği konusunda alıcıları uyarıyor.

İkinci el araç alacaklar dikkat: O koku ve pas izleri büyük bir felaketin habercisi olabilir
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye genelinde etkili olan aşırı yağışlar, birçok bölgede sel felaketlerini beraberinde getirirken, bu durum ikinci el araç piyasası için de yeni bir risk faktörü oluşturdu. Sel sularına gömülen araçların, gerekli onarımlar yapılmadan veya gizlenerek satışa sunulması, alıcılar için ciddi bir mağduriyet kapısı aralıyor. Anadolu Oto Galericiler Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Atabey, özellikle su seviyesinin tekerlek hizasını geçtiği araçların satın alınmaması gerektiği konusunda vatandaşları sert bir dille uyarıyor. Atabey, bu tür araçların ilk bakışta kusursuz görünse bile, zamanla ortaya çıkacak mekanik ve elektronik arızalarla sahiplerine büyük maddi yükler getirebileceğini vurguluyor.

Gizli hasarların izini sürmek

Sel hasarlı bir aracı tespit etmek için uzmanlar, alıcıların kendi başlarına yapabilecekleri basit ama etkili kontrolleri işaret ediyor. Araca ilk bindiğinizde burnunuza gelen ağır ve geçmeyen nem kokusu, sel felaketinin en belirgin habercilerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunun yanı sıra, koltukların altındaki kızak mekanizmalarını kontrol etmek, paslanma veya korozyon izleri aramak, aracın geçmişi hakkında önemli ipuçları veriyor. Ayrıca, aracın ulaşılması zor bölgelerinde, örneğin döşeme altlarında veya havalandırma kanallarında birikmiş çamur kalıntıları, aracın su altında kaldığının en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor. Bu tür detayların göz ardı edilmemesi, ileride yaşanabilecek büyük mağduriyetlerin önüne geçmek için kritik bir önem taşıyor.

Elektronik ve mekanik sistemlerdeki korozyon riski

Sel sularının araç üzerindeki etkisi, suyun ulaştığı seviyeye göre değişkenlik gösteriyor. Eğer su seviyesi motor gövdesini aşmışsa, aracın elektronik beyinleri, şanzıman sistemi ve motorun hayati mekanik parçaları doğrudan tehdit altına giriyor. Bu bölgelere sızan su, zamanla korozyona yol açarak sistemin tamamen çökmesine neden olabiliyor. Bilal Atabey, suyun motorun yatak bölgesine kadar ulaşmasının, aracın ilerleyen dönemlerde ciddi arızalar vermesine ve onarım maliyetlerinin aracın değerini aşmasına yol açabileceğini belirtiyor. İlk etapta sorunsuz çalışan bir aracın, birkaç ay sonra elektronik sistemlerinin nemlenmesiyle birlikte kullanılamaz hale gelmesi, sel hasarlı araçların en büyük risklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Kasko poliçeniz sel felaketine hazır mı?

Araç alım sürecinde dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta ise sigorta kapsamı oluyor. Birçok sürücü, zorunlu trafik sigortasının her türlü hasarı karşıladığı yanılgısına düşebiliyor. Ancak uzmanlar, zorunlu trafik sigortasının sel hasarlarını kapsamadığını, bu tür doğal afet zararlarının ancak genişletilmiş kasko poliçeleriyle güvence altına alınabileceğini hatırlatıyor. Araç sahiplerinin kasko yaptırırken poliçelerine mutlaka sel hasarını karşılayan özel bir madde ekletmeleri gerektiği vurgulanıyor. Aksi takdirde, sel sularına maruz kalan bir aracın onarım masrafları tamamen araç sahibinin cebinden çıkmak zorunda kalıyor. Bu nedenle, hem araç alırken hem de mevcut aracınızı korurken sigorta detaylarını titizlikle incelemek, olası bir felaket anında büyük bir maddi kaybın önüne geçilmesini sağlıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız