Kayseri İncesu’da yaşayan 36 yaşındaki Zehra Kocabaş, geçirdiği kalp krizi ve ardından gelen kanser teşhisiyle zorlu bir süreçten geçti. Doktorlarının stresli ve yorucu iş hayatından uzaklaşmasını tavsiye ettiği Kocabaş, bilimsel çalışmalarda arı zehrinin kanser tedavisine destek olabileceğini okuyunca rotasını doğaya çevirdi. Nisan ayında 60 kovanla başladığı arıcılıkta kısa sürede 100 kovana ulaşan girişimci kadın, artık kendi şifasını üretirken bölgedeki taleplere de yetişmeye çalışıyor.

Kovan sayısı 500’e çıkacak
Zehra Kocabaş, arıcılığı sadece bir tedavi yöntemi olarak değil, bir yaşam biçimi olarak benimsedi. Erciyes Dağı eteklerindeki zengin bitki örtüsünün arı ürünlerine yansıdığını belirten Kocabaş, ürettiği polen, arı sütü ve propolisin gördüğü yoğun ilgiden memnun. Siparişlere yetişmekte zorlanan üretici, hedefinin kovan sayısını 500’e çıkararak kadınların iş dünyasındaki gücünü kanıtlamak olduğunu söylüyor.

Doğadan gelen terapi
Hastalık süreciyle mücadele eden Kocabaş için arılık, sadece bir iş yeri değil aynı zamanda psikolojik bir sığınak oldu. Ailesinin ve çevresinin "yapamazsın" tepkilerine rağmen pes etmeyen Kocabaş, doğayla iç içe olmanın moralini yükselttiğini vurguluyor. Arıcılık yapmayı düşünenlere korkmadan adım atmalarını öneren Kocabaş, arıların doğadaki tozlaşma için taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek herkesi bu üretimin bir parçası olmaya davet ediyor.





