Kayseri, 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanına giden yolda, Türk dünyasının dört bir yanından gelen seçkin konuklarını ağırlayarak tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye, Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan ve Türkmenistan’dan gelen üst düzey temsilciler, şehrin sadece ticari potansiyelini değil, aynı zamanda binlerce yıllık kültürel ve manevi derinliğini keşfetme imkanı buldu. TÜRKSOY 7. Kıdemli Memurlar Toplantısı kapsamında gerçekleşen dört günlük yoğun program, Kayseri’nin Türk dünyası için bir kültür köprüsü olma vizyonunu pekiştirdi. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikler, şehrin modern yüzü ile geleneksel dokusunun nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne serdi. Konuk heyet, Kayseri’nin sadece bir sanayi şehri değil, aynı zamanda bir medeniyet merkezi olduğunu yerinde deneyimledi.
Gastronomi mirası ortak paydada buluştu
TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Kayseri’nin mutfak kültürünün Türk dünyasının ortak mirasıyla olan derin bağına dikkat çekti. Yusuf, pastırma ve mantı gibi Kayseri ile özdeşleşmiş lezzetlerin, aslında Türkistan coğrafyasından gelen kadim bir geleneğin yerel bir sanat formuna dönüşmüş hali olduğunu vurguladı. Bir kaşıkta kırk mantı sığdırma ustalığının, Türk kültüründeki sabır ve estetik anlayışının bir yansıması olduğunu belirten Yusuf, bu gastronomi zenginliğinin sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada hak ettiği bilinirliğe ulaşması gerektiğini ifade etti. Kayseri’nin Mutfak Sanatları Merkezi’nde yapılan incelemeler, şehrin geleneksel lezzetleri gelecek nesillere aktarma konusundaki kararlılığını da ortaya koydu.
Modern yaşam alanları ve sanatsal dokunuşlar
Heyetin Kayseri turundaki en dikkat çekici duraklarından biri, Türkiye’nin en büyük millet bahçelerinden biri olan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi oldu. 1 milyon 260 bin metrekarelik devasa yaşam alanını golf araçlarıyla gezen temsilciler, şehrin modern şehircilik anlayışına hayran kaldı. Ardından, KAYMEK bünyesinde filografi eğitimi alan kursiyerlerin el emeği göz nuru eserlerinden oluşan İz Bırakan Çiviler sergisi, geleneksel el sanatlarının çağdaş bir yorumla nasıl yaşatıldığını gösterdi. Bu sanatsal etkileşim, Kayseri’nin sadece geçmişiyle değil, geleceği inşa eden yaratıcı gücüyle de Türk dünyasına örnek teşkil ettiğini kanıtladı.
Erciyes'in zirvesinden manevi değerlere uzanan yolculuk
Programın zirve noktası ise Kayseri’nin turizmdeki gururu Erciyes Dağı oldu. Gondol teleferik hatlarıyla Tekir Kapı’dan zirveye çıkan heyet üyeleri, Erciyes’in sunduğu eşsiz manzara karşısında büyülenirken, bölgedeki turizm altyapısı hakkında detaylı bilgiler aldı. Erciyes’in sadece bir kış sporları merkezi değil, aynı zamanda Türk dünyasının ortak turizm destinasyonu olma potansiyeli vurgulandı. Şehrin manevi iklimini solumak isteyen konuklar, son durak olarak Seyyid Burhaneddin Hazretleri Türbesi’ni ziyaret etti. Burada gerçekleştirilen bilgilendirmelerle, Kayseri’nin manevi kimliğinin şehrin sosyal ve kültürel dokusunu nasıl şekillendirdiği anlatıldı. 2027 yılına kadar sürecek olan bu kültürel etkileşim süreci, Kayseri’nin Türk dünyasındaki yerini daha da sağlamlaştırırken, şehirler arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirecek yeni projelerin de habercisi oldu.